Niye söylemezsin, gizeminle ne müthiş bir esinsin
Hangi telakkilerle yadetsem melalini, sinemin sessizliğinde bir ilham-ı demsin
Ne zaman hasret nefesime hüzün bahşetse, umutlarım günyüzü için mürvet beklesede ensin
Ruhunun hicranıyla sabrı yudumlayan ecirsin, kalbinde ki inkilabı nefeslenen ülvi payesin



Neden kanaat etmek gerektir, ruhunda hissedersin
Dile gelen vuslatı nefsi telakkilere bırakmayan azimsin, inşirahı terennüm eden erksin
Hangi vakit suskun görsem, içimin titremesiyle irkilsem, vakti zamanı beklememi söylersin
Nasip ne gaybi bir umut ve ne de bizarlık içinde hali fakirleştiren kayıp, niyet azmin içinsin



Gönlüme ilga ettiğin sessizliğin içinde fevksin
İnsan akıl, azim ve irfanıyla aşkta manalaşmadıkça ne büyük ziyan-ı nefestir dersin
Mühlet niyedir bilirmisin diye tefekkür için ilmin mecrasına davet ederek dikkati çekersin
Kolay olan ne varsa iltifat etme, emeksiz nafaka için kalbini zorlamanın istikametinde fersin



Bazen sualler dur durak bilmeden yadı bekler
Rekabet içinde geçirilen zaman hangi gönlün şifası için sevdalaşan ardır ve aşkla şaattır
Neden korkular ruhu bizarlaştıran farktır, sinede panik yaşamak nasıl aşka ram olan farktır
Hangi teslimiyetin, zafiyet içinde terennüm ettiğin akidenin vucubu vuslatın için sıhhattir



Sanki bu minval üzre öksüz ve yetim bir nefesim
Ruhuma şahit olan ne kadar meşakkat varsa hangi minval üzre kalbimle ihtiyaçlıyım
Neden nefsi eminlik olunmayan bir güzergahta sancılar içinde kıvranan bir nefes-i sızıyım
Bu kadar kalbi ve ruhi fakirliğin içinde nasıl ukalalık için saikler ararım, kimleri aldatırım




Mustafa CİLASUN