Öncelikle hak ve hakikatin manasından uzaklaşma
Ruhun ve kalbin lisanından mahrum olarak asla soluklanma, aşk feyz-i ilahidir yanılma
Ne kadar tespih çekersen çek, secde ederken neden kalbinden uzaklaşıyor mühkem edep anla
Şayet bir hukun varsa gerekçeler tarafından akledilmiyorsa aşk senden uzaktır sakın ağlama






Her fırsatı senin çıkarın için bahşedilmiştir sanma
İnsan sevgi ve muhabbetin şiarıdır sen onun lisanından hiç anlamasanda, yine uzaklaşma
Mühlet gayret ve niyetin nidasında umuttur kimseyi yargılama, yargıç zaten var, aldanma
Nedenleri hiç merak etmeden, insanı zafiyetleriyle kabul etmeden muhabbet kalbidir inanma






Gözler görür, kalbin fark ettirir, edep erdemdir
İnsan kemale erdikçe muhteremdir, nefesin kime ait olduğunu yakinen bilir, tevazu iledir
Tekebbür kalbi lekedir, ruhi elemdir, aklın ahenksizliğidir, nefsinin dem bulduğu bir payedir
Aczin ve muhtaçlığın ne demek olduğunu idrak etmeyen bir gönül, bu gerçeği ne kadar bilir






Nehir bir ömür gibidir, aşkın esininde berekettir
Akan su niye temizdir, sukunet içinde olmak fikretmek için gerekçedir, aşkın ta kendisidir
Azim ve niyet sadakat için vadedilen akittir, evvel ahir kimin için nizam edilen bir gerçektir
Kahretmek sabrı ve kanaatin ilminde nefeslenmemek delalettir, ruha eziyettir, kalbi badiredir






Kim neye bedeldir, avını bekleyenler kimdir
Kandırmak, kazan dibinde nara atmak fakirliktir, insan edebiyle ve aklıyle bütünleşendir
Rüzgar seslenir, dağların suskun halini aşıklar bilir, derdin sahibine kim iltica edip filizlenir
Kul umut içinde nüveleşen nebat gibidir, kurumuş toprak kalbi tariftir yağmur ümit içindir






Mustafa CİLASUN