Bir geçiş dönemiydi sanki, yaşadığım onca gaileler ve çileler
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı ve yılların yuttuğu günler
Çekilen nice özlemler, hasretin ocağında sessizce mırıldanan payeler
Bir ah çektiren umdeler ve sancılar yaşatan sazendeler



Dert etmeyeceğimi artık yakınen bilesin
bin bir ıstırabı çektiren çilenin bizzat kendisi ve sahibisin
Ne bir meltemsin, ne bir yüreğin sesinden husule gelen şevksin
Hali yoran, izan bırakmayan kendi cenahında yol alan bir nefessin



Yıllardır sabrettim, belki bir hikmeti vardır dedim ve direndim
Ne kadar kaprislerin varsa, bahtın çilesidir dedim ve geçtim
lakin artık yettin, sinemin mecalini terk ettirdin
Ne aklımın seyrinde bir fevktin ve ne de kalbime ülfet yaşatan ahenktin



Sen, hukukunu bilmedin ve bizzat hakkı gasp ettin
Sanki heveslerine itaat eden bir köleydim, vicdanını nasıl tarif edeyim
Hani edebiyle mücehhes olan ve emanete ram olan canı şereftin
Artık iblisi neyleyim, nefsin her halini bizzat onu görmekteyim



Bazen kendi kendime bir hayli gücenirim
Niye bu kadar müsamaha derim, bire adem sen bir dervişmisin ki der geçerim
Bilmem ki taktiri ilahi mi derim veya boyun mu bükerim, ah şimdi ne kadar viraneyim
Hikmeti sebebi nasıl ve hengi irfanla şehrederim, çile için kanaatle geçinir giderim




Mustafa CİLASUN