Gökyüzü

Bulutların hiddetiyle

Güneşi gizliyordu gri bir tondu



Uzak diyarlardan

Tacirlik muhayyilesiyle gelen

Sakinleri havanın metaneti hissediyordu



Lakin

Tacir çaresizdi onca yolu

Zor şartlar altında tüketerek bir kez gelmişti



Satmak için

Getirdiği her bir şeyin asvatasını

Yapmadan gidemezdi kolay bir iş değildi



Karar

Vermişti bu kez maharetiyle

Getirmiş olduğu her şeyi bir çırpıda satacaktı



Gözettiği

Hareketli bir köşeye tez bir elden

Sergisini açmıştı mallarını teşhire başlamıştı



Ne yapsın

Haklıydı tüccar zira satacağı

Her malı gösterilmeliydi alacaklı meraklılara



Derken

Sakince beklerken suyu aldı kuruyan

Boğazını acıkan midesini ıslatmalıydı



Ne yapsın ki

Zaten bir zavallıydı karşıdan

Bir hışımla gelen üç adam yerden malları aldı



Tüccar

Para vereceklerini sandı

Nispeten biraz oyalandı ve üç adam



Aynı

Geldikleri gibi bir hışımla

Gözlerden kaybolmuşlardı aniden



Birden

Şaşkınlık el attı neden sessiz

Kalmak zorundaydı bir an anlayamadı



Dalyan gibi

Adamlardı kuvvet onlarda vardı

Ne yapmalıydı bellerine sardığı kuşaklarında



Görünen

Asılı bir kama vardı nihayet dayanamadı

Aniden feryat etmeye Başladı ve etrafta arandı



Duyanlar

Bir şaşkınlık yaşayarak civara

Bakınarak ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı



Tacir

Yerlere yatıyor figan ediyordu

Gasp edildim ey ahali sahip çıkacak biri yok mu diyordu



Feryadı

Duyanlar dayanamadı zira figan pek çok

Acıydı mazlumun ahı vardı bir şeyler yapılmalıydı



Şehrin

Ulularına haber tez bir elden

Ulaşmıştı bir araya gelen şehirde ki ekâbirler



Zavallı Tüccarı

Dinlediler ve bir karar verdiler sakin ol korkma

Senin olan mal Varlığın bulunarak sana teslim edilecek dediler



Zavallı tacirin

Mağduriyetini bir nebze olsun

Gidererek güvence verilmiş ve teskin etmişlerdi



Aynı zaman da

Yeni bir kararın Alınmasında

İlk adımı atarak gönül birliğinde karara vardılar



Her kimse

Bu şehre ticaret ve asvata için

Gelir ise onun canı ve malı güvende olacaktır



Her kimse

Bu karara uymazsa Yakalanacak

Ve halkın önünde Alenen teşhir edilecek



Verilen ceza

Meydanda uygulanacaktır diyerek

Cahiliye döneminin erdem kokan henüz nübüvvet



Mührü

Bulunmayan ama herkes tarafından

Eminlikle anılan Abdullah oğlu Muhammedin



İçinde

Bulunduğu ve şeref kattığı bir karardı

O tarihi kararın adı Hilfulfudul olarak tarih yazdı





Mustafa CİLASUN