Bilmem ki ne kadar kendindeydin, o an hışımla nefeslenmiştin
Sukunet içinde dinlemiştim, o gözlerin nazar ederken erimiştim
Elbette, sessizliğin o sabır vadeden halinde uzlete çekilmeliydim
Yeniden düşünmeliydim nerde hata yaptım demeyi bilmeliydim



Neydi seni bukadar kızdıran ve hiç sual etmeden nefesini boğan
Birşekilde öğrenmeliydim öncelikle sakinleşmeni beklemeliydim
Tefekkürü nefeslenmek ihsan için umutla beklemeyi bilmeliydim
Hangi an ihmal ettiğimi ve kendinle dertlendiğini hissetmeliydim



Neden farkedemedim, kazanmak içim azmin elinde sefilmiydim
Gece gündüz demeden, nefes nefese koştururken hiç göremedim
Şimdi soruyorum kendime, bu istikametimden nekadar emindim
Keyfiyet için, heveslerim kimin için, akletmek nefsime acı seçim



Ruhumun feryadı duyulmaz oldu, uğruna ram olduğum aşk soldu
Evet, bu hali perişanlığıma her yer benim için bir diyarı han oldu
Ne hasret, ne hicran sururu kalbime bir lahza dokundu, o unuttu
Yazdığım nameler artık okunmaz oldu, kelime manasından koptu



Şimdi ne şan ve ne de şöhret edebin vecdiyle türap oldu, unutuldu
Yerle yeksan olan, nefisler için durmadan harcanan emek aşk oldu
Niye adamlık ve insanlık nam-ı bekaretinden uzaklaştı, ne soruldu
Ne kadar hislensen ve hatta bir şamarla taltif etsen sinem soğumadı



Mustafa CİLASUN