Ne söylesem kar etmeyecek bilirim
Nefesin kadrinde eğleşen bir fakirim, aşkı merak ederim
Ne sevdanın hasretiyle elem içindeyim ve ne de gam ile yolu tarif edenim
Hak için ikamet eder, fark için kalbin sesiyle ibreti rehber edinerek nefesi arz ederim


Kimseyi kınamak haddim değildir
Bir nefesin ayıbıyla sabahlamak maksada mani haldir
Edep kim için şereftir, sükût etmek niye altın değerinde süruru erdemdir
Nazar neden kalbin ferasetiyle bir erktir, arif niçin ibrete tarif gerektirmeyen velidir


Şayet nefes aşka muhtaçsa farktır
Ruhun hicran damlası ne kadar sökün etse de sevdadır
Hu diyebilmek, onun meşkiyle nefesi teslim etmek, aşkın letafetine akmak
Ne dünyayı ve ne de yarı ve hatta kulluğa kapı aralayan her karı unutturan bir ardır


İçinde ki hasreti derleyip demlenen
Nedamete meyletmeden nefesin sahibiyle kalbe erişen
İnşirahın sayfalarında ve açılan gönlün firakıyla gözyaşlarını salan aşktır
Kim ne derse desin, iradeden vazgeçilerek sevda için uzlete çekilsin lakin çile seçilsin


Fen ilmi akıl için, hal ilmi kalp için
Dile gelen ve hasredilen her bir seçim, kim için geçim
Zikredilen farklılıklar, yıllara sâri nutuklar lakin niteliğe ram olamayanlar
Kaygılar içinde yol alan canlar, takiyeyi maslahat sayanlar, bilmem ki niye ağlarlar


Secdeye kapanarak hıçkıran canlar
Nefsinin murakabesinde telaş yaşayarak yarış yapanlar
Gün içinde rol kapanlar, gece için akara akanlar, masum nefesleri kandıranlar
Allame görünse, diliyle edebi öncelese, gözyaşları dökerek, insanı etkilese ne çıkacak


Ne kuzunun meleşmesi ne kavalın sesi
Artık yürekler için bir ibret bırakmıyor dünyevileşme derdi
Ne manalı bakan kedi ve ne de havlayan köpeği, maksada ram olmak için işveyi
Gönül neylesin, ruh zaten esinin kadrinde eğleşen bir erişim, kalp aşk için Rabbin



Mustafa CİLASUN