Kundaklandı yüreğim, dil vurgunu dikenli seslerle
Bir vâveyla düştü ellerime sadaka niyetine Melâl!

Şimdi risâlesini istiyorlar hiçliğimin..
Çok -sus- acıdın!
Bir -sus- konuş !
Bilmiyorlar sızımı dürttüklerini Melâl..
Bilmiyorlar, battığını kelimelerin içime..
Oysa canıma kastediyor sustuğum her bir hece..

Yolcusu yitik, çıkmaz bir yolda kurban oldum ben Melâl
Aransa bulunmaz silüetim.
Saçlarıma zifiri rüzgârlar değdi..
Kayıptır gölgesi ellerimin Melâl!

Avuntudur libasım,
Yüreğime eğreti, ateşten bir avuntu!
Namusuna hâlel gelmez bir yalnızlık, alnıma yazgılanan
Nişangâhı iki damla yas..!
ve hep gece,
Şakağımdan süzülen koyu ahla boyanan..

Dilimdeki ezberleri, bilmezdim önceleri..
Ne çok körpeydim acıya Melâl ,
İçime ağan sızıya ne kadar çöl..
Ateşlere uzanmış meğer,
Tutunamadı,
Yan(ıl)dı körpe ellerim!
Bu yüzdendir Melâl,
kavrukluğu yüreğimin!..
Artık ellerimi dualara veresim var ..
Gömülüp secdelere ağlayasım..
Aminlerce sus-asım var Melâl!..

Şimdi gökyüzü ağlar bîçâreliğime..
Kuşlar uğramaz tenhalarıma Melâl!
Hangi duvara yaslasam başımı
Yıkık bir harabe gibi kalırım..
Zehirdir suyun tadı bende..
İklimlerin yoktur baharı..
Kış ortası açan çiçekler gibiyim Melâl!
Senden öte kimseler ilişmez ıssızlığıma.
Kimseler seslenmez kuyularıma.
Sızlar savunmasız kırgınlıklarım,
Kanar avuçlarım..
Hadi ellerinle sarmala kırıklarımı..
Merheminden sür dilime,
Duala beni Melâl!
Sesime sarayım seni, soluğuma..
Saçlarıma dolan,
Düşme gözlerimden
Asıl kirpiklerime!
Saklan!
Saklan, kimseler görmesin seni Melâl!

alıntı