şehid metin yüksel

şehid metin yüksel   Konuyu açan: el_feta   İlk Mesaj: 07-23-2008 (14:58)   Son Mesaj: 07-23-2008 (19:24)    Cevap: 2    Gösterim: 2121  

Ağaç Şeklinde Aç3Beğeni
  • 1 gönderen el_feta
  • 1 gönderen mhmt
  • 1 gönderen gizemli

    07-23-2008

    şehid metin yüksel

    Şehid Metin Yüksel, 17 Temmuz 1958'de Bitlis'e bağlı Kolongo Yaylası'nda
    dünyaya geldi. Babası birkaç ay önce Hakk'a uğurladığımız, Türkiye'nin en
    büyük âlimlerinden Sadreddin Yüksel Hoca'dır. Annesi ise doğunun en
    tanınmış eşrafından Norşinli Şeyh Masum Efendi'nin kızıdır. Metin Yüksel,
    dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul'a gelerek Fatih semtine
    yerleşir.
    İLK DİNÎ EĞİTİMİ BABASINDAN ALDI
    Hüsam bey Mahallesi'ndeki Akşemseddin İlkokulu'nda ilköğrenimini tamamlar.
    Daha sonra Sinan ağa Mahallesi'ndeki Gelen Bevi Ortaokulu'na kaydolur. Bu
    arada babasından Kur'an-ı Kerim ve temel İslâmi bilgilerle alakalı dersler
    alır. Yüksel, ortaokul 2. sınıfa geldiğinde ortaokula devam etmek istemez
    ve okulunu bırakır.
    FAKİR İNSANLARIN YARDIMINA KOŞARDI
    Ortaokulu bıraktıktan sonra o dönem İslâmi camiada aktif olan
    teşkilatların çalışmalarına katılmaya başlar. Bir dönem MTTB'nin içinde
    bulunur. 1976 yılına gelindiğinde MTTB'deki çalışmalar Metin Yüksel'i
    tatmin etmez.
    EN AKTİF AKINCILAR TEŞKİLATI ÜYESİYDİ
    O yıllarda yeni kurulmaya başlanan Akıncılar Teşkilatı'nın şube açma
    iznini alır ve bazı arkadaşlarıyla birlikte Fatih Akıncılar Teşkilatı'nı
    kurarlar. Fatih Akıncılar Teşkilatı kısa bir zamanda Türkiye'nin en aktif
    Akıncılar teşkilatı haline gelir.
    Metin ve arkadaşları bir taraftan siyasal çalışmalar yaparken, diğer
    taraftan da birtakım sosyal faaliyetlerle uğraşırlar.
    Salı ve Perşembe günleri çevredeki yoksul ailelerin hasta çocuklarının
    muayene edilmeleri için Akıncılar teşkilatına doktorlar getirilir.
    Doktorların tavsiye ettiği ilaçlar çevredeki eczanelerden yardım olarak
    tedarik edilir ve bölgenin fakir insanlarına dağıtılır.
    ÖLMEK VAR, DÖNMEK YOK
    Fatih Akıncıları kısa bir zamanda yaptıkları sosyal çalışmalarla bölge
    halkının sevgisini kazanır. Fatih Akıncıları'nın bölgedeki
    etkinliklerinden rahatsız olan birtakım sol gruplar Darüşşafaka Lisesi ve
    Fatih İmam Hatip Lisesi'ndeki Akıncı öğrencileri rahatsız etmeye
    başlarlar.
    Metin Yüksel ve arkadaşları bu rahatsızlıkları engellemek için, rahatsız
    edilen öğrencileri korumaya alırlar. 26 Ekim 1977 günü Darüşşafaka
    Lisesi'nin önünde Metin Yüksel ve 3 arkadaşı 8 komünistin silahlı
    saldırısına uğrar.
    Metin Yüksel ikisi midesine, biri de dizine olmak üzere 3 kurşun yarası
    alır. Hemen Vakıf Gureba Hastanesi'ne kaldırılıp tedavisi yapılır. Metin
    Yüksel artık; davası uğruna yaralanmış bir gençtir. Bu olay Metin
    Yüksel'in çalışmalarının daha da artmasına neden olur.
    HER FAALİYETTE YÜKSEL HEP ÖNDE
    Fatih'teki çalışmalarını ülke geneline yayarak, Anadolu'daki Akıncılarla
    tecrübe ve bilgilerini paylaşır. Artık seminerler, mitingler, gösteriler
    Metin Yüksel'in bütün hayatını kapsar. Metin ve arkadaşları o dönem İslâmî
    kesimin etkin yayın organları olan Gölge, Akıncılar, Akıncı Güç, Sebil
    gibi dergilerin halka ulaşması için büyük çaba sarf ederler. Metin Yüksel
    yapılan her çalışmada hep en öndedir. Kendinden büyük Akıncılar bile
    yapılan çalışmalarda Metin Yüksel'e tabi olurlar. Artık Metin Yüksel,
    Fatih'in efsane delikanlısıdır. Fatih denince dostlarının ve düşmanlarının
    aklına Metin Yüksel ismi gelir. Onun yiğitliği, fedakârlığı, davasına olan
    bağlılığı dilden dile dolaşır.
    TEHDİTLER ARTIYOR
    Metin'in bu çalışmaları o dönem Fatih'de etkin olmak isteyen
    kavmiyetçileri rahatsız eder. Metin Yüksel birkaç defa kıstırılarak tehdit
    edilir. Metin bu tehditlere aldırmadan İslâmî çalışmalarını sürdürür.
    Metin'in çalışmalarını engelleyemeyen kavmiyetçiler, artık onu ortadan
    kaldırmaya karar verirler. Çünkü Metin, onların Fatih'e hâkim olmalarının
    önündeki en önemli engeldir.
    YARIN: Cami avlusunda saldrı!
    23 Şubat 1979 tarihinde Cuma namazı çıkışı Metin Yüksel Fatih Camii'nin
    avlusunda kavmiyetçilerin silahlı saldırısına uğrar. Şu an Eskişehir
    Cezaevi'nde tutuklu olan ve Metin Yüksel şehit olduğunda yanında bulunan
    Mehmet Ali Tekin'in anlatımından Metin Yüksel'in şahadetini dinleyelim:
    "Bir kavmiyetçi, Cuma namazı çıkışı Metin'in arkasından 3 kere kısa
    aralıklarla 'Metin dur!' diye bağırdı. Üçüncü bağırmasının akabinde, iki
    eli de parkesinin cebinde olan Metin, sağ elini çıkarıp boş bir şekilde
    öne doğru uzatarak, 'Gelin konuşalım' dedi.
    Metin sözünü bitirir bitirmez, bu kavmiyetçi ve yanındaki arkadaşları
    silahlarını çekerek, ateş etmeye başladılar. Ben tam o anda caminin
    duvarına yakın olan iki büyük çınar ağacının arasına gelmiştim. Benim
    arkamda bulunan çınarların arasından çıkan iki kişi de bana, 'Kaldır
    ellerini' dediler.
    İki elim cebimde arkama döndüm. Ben arkama dönerken Metin'in, ileriye
    uzattığı sağ elini yüzüne doğru geriye çektiğini, sol bacağının da hafif
    büküldüğünü fark ettim. Arkama döndüğümde iki kişi ellerindeki tabancaları
    bana doğrultmuşlardı. Bu arada polisler bizim tarafımıza doğru 'Teslim
    olun' diyerek, koşmaya başladılar. Polisi gören kavmiyetçiler, beni
    bırakıp kaçtılar? Metin upuzun yerde yatıyordu. Metin'e doğru koşmaya
    başladım. Başından akan kanlar yerdeki karları kıpkırmızı yapmıştı. Başını
    kaldırıp yüzündeki kanları silmeye başladım. O sırada birkaç arkadaş daha
    geldi.
    Ben arkadaşlara 'Çabuk taksi çağırın' diye bağırdım. Yaralı olan Metin'i
    her birimiz kollarından ve ayaklarından tutarak kaldırıp, çıkış kapısına
    doğru götürmeye başladık. Metin çok ağır olduğu için, götürmekte
    zorlanıyorduk. Ben, yaraları daha da ağırlaşmasın diye 'Durun sırtıma
    alayım' dedim ve Metin'i sırtıma aldım. Avlu çıkış kapısına bir Murat
    taksi getirmişlerdi. Taksiciye 'Hemen hangi hastane olursa olsun birine
    çek' dedim.
    Metin'in yüzündeki kanları bir daha sildim. Alnının sağ tarafında bir
    kurşun yarası vardı. Kazağını belinden üst tarafına doğru sıyırdım.
    Göğsündeki kanları sildim. Sırtını sıyırarak, arkasına baktım.
    Kuyruk sokumuna yakın bir yerde, bir kurşun yarası daha vardı. Sağ elinden
    nabzını dinledim. Bir şey hissedemedim. Sonra kalbini dinlemek için
    kazağını sıyırdım.
    Kulağımı kalbine dayayınca kalbinin de atmadığını fark ettim. Taksideki
    diğer arkadaşa 'Yahu ben bir şey duymuyorum. Heyecandan olabilir. Bir de
    sen dinlesene' dedim. O arkadaş da dinledi ve bir şey hissetmediğini
    söyledi. Taksi Çapa ilk yardıma gelince hemen Metin'i sırtlayıp hasta
    yatağına yatırdım? Bir doktor göğsüne bastırıp, kulakçıkla kalbini
    dinliyordu. Bu arada doktorlar pantolonunun kesilip, Metin'in ameliyata
    alınması gerektiğini söylediler. Birden aklıma Metin'in ilk yaralandığında
    ameliyatı sırasında yaşadıkları ve daha sonra da bana anlattıkları geldi.
    İlk defa 1977 yılında komünistlerin tuzağına düşüp yaralandığı sırada
    Metin'i hastaneye götürüyorlar. Ameliyat etmek için doktorlar pantolonunu
    makasla kesip, ameliyata hazırlamak istemişler. Metin doktorların makasla
    pantolonunu kesmelerine müsaade etmez. Ameliyat yatağından kalkarak,
    yaralı olduğu halde pantolonunu çıkarıp yatağa uzanır. Doktorlara hitaben
    de, 'Başka pantolonum yok. Onun için pantolonumu kesmenize izin veremem'
    der. Ben bunları düşünerek pantolonunu çıkarırken 2 doktor daha geldi.
    Benim odadan çıkmamı istediler. Hastanenin başka bir yerinden 'Metinim,
    Metinim' diye feryat eden Yakup kardeşimizi, Metin Yüksel'in babası
    Sadreddin Hoca, teselli etmeye çalışıyordu. Ben bu manzaraya dayanamadım
    ve hastanenin dışına çıktım."

    Metin, Hakk'a yürüyor

    Metin Yüksel 26 Şubat 1979 Pazar günü tekbirler eşliğinde Fatih Edirnekapı
    Şehitliği'nde toprağa verildi. Şehadetinin üzerinden yıllar geçmesine
    rağmen, Şehid Metin Yüksel gönüllerde yaşıyor. Metin Yüksel'i hiç
    görememelerine rağmen; onu seven gençler, mezarını devamlı olarak ziyaret
    ediyorlar. Ayrıca her yıl 23 Şubat günü birçok genç, Metin Yüksel'in şehit
    olduğu Fatih Camii avlusunda buluşarak, mezarına kadar yürüyorlar. Daha
    sonra Şehit Metin Yüksel'in mezarı başında Kur'an-ı Kerim okunup, yapılan
    hatimler ruhuna bağışlanıyor.
    .................................................. .........................................



    mhmt bunu beğendi.

    Latest 5 Biyografi





    şehid metin yüksel Yorumları




      Permalink - Mesaj no 1  07-23-2008, 16:25


    Allah razı olsun..

    Metin Yüksel'in mekanı cennet olsun. Öyle mücahidler bedenen toprak altına gömülse de bıraktıkları izler büyüktür. O izler yol gösterir Allah'ın izniyle.

    selametle..
    el_feta bunu beğendi.
    mhmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar) mhmt

      Permalink - Mesaj no 2  07-23-2008, 19:24


    Rabbim Metin Yüksel'in ve bütün şehitlerimizin şehadetlerini kabul etsin..
    el_feta bunu beğendi.
    gizemli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar) gizemli