Balik baştan kokar

BALIK BAŞTAN KOKAR Aziz ve değerli kardeşler: Eleştiriden söz etmiştik, kendimize baktığımızda ilk hatamızı şunu görmekteyiz: mesuliyettin kalmaması, yani sorumlu olanlar kendi görevlerini unuttular, onların omuzun da olması gereken yükü ...


Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni
  • 2 gönderen altun

  1. Alt 09-12-2009, 05:33 #1
    altun Mesajlar: 885
    BALIK BAŞTAN KOKAR

    Aziz ve değerli kardeşler:
    Eleştiriden söz etmiştik, kendimize baktığımızda ilk hatamızı şunu
    görmekteyiz: mesuliyettin kalmaması, yani sorumlu olanlar kendi görevlerini
    unuttular, onların omuzun da olması gereken yükü başkalarına verdiler, ve
    kendileri de temaşa etmeye başladılar.
    Cenabı Allah ın şöyle bir sistemi var emanetine sahip çıkmayan kişi o emanet
    ondan alınır ve başkalarına verilir, ve oda sorguya çekilecek, emanete
    hıyanetten dolayı Allaha cevap verecek.
    Değerli kardeşler efendimiz s.a.v. bir hadisinde şöyle der: hepiniz
    çobansınız ve herkes sürüsünden sorumludur. Bunun anlamı şudur:
    sorumluluklar çok, bir çeşit değil, ve hadiste halifeden başlamış ta
    hizmetçiye adar, bunları sıralamış, yani halife, vali, ordu komutanı, eyalet
    sorumlusu, aşiret lideri, köy sorumlusu, aile reisi –baba-, ana, ve
    hizmetçi, bütün bunlar sorumludur.
    Bu sorumluluk yükü unutuldu millet yolunu şaşırdı. kardeşler İslam dini
    sorumluluk dinidir, görev dağılım yeridir, insanın bedeni gibidir, her bir
    organın bir görevi var, görev dışı kalan bir organ ortadan kalkar.
    İslam toplumuna baktığımızda bu vahim tabloyu görmekteyiz:
    1-En küçük sorumlu bir hizmetçi kendisi üstlerine bakarak hıyanete alışmış,
    sorumlu olduğu mallara hıyanet etmeye başlamış, ve ondan kaynaklanan
    güvensizlik, ve kaygı.
    2-Bir üst sorumlu anne, kendisi ona verilen emanete hıyanet etmeye başlamış,
    ve görevini unutmuş, ve ondan kaynaklanan bozuk nesil ve kuşak. Zira annenin
    görevi iman, terbiye, kültür, vicdan, ve ahlaka sahip bir nesli yetiştirmek.
    Bütün bunlar değerli annelerin görevi, ondan dolayı değerli dinimiz
    cennetimizi o değerli annelerin ayakları altına koymuş, ve anne rızası
    almayan biri cennete gitmeyeceği demiş.
    3-Bir üst derece: baba, onun görevi daha önemli ve tehlikeli, çünkü annenin
    o değerli görevine ancak yükünü bilen baba yardım eder, ve birlikte bu yükü
    kaldırırlar, ve geleceğe iyi adım atarlar. Fakat babalar kendilerine verilen
    emanete sahip çıkmadılar, ve ailelerimizi kaybettik, artık nadiren birlikte
    kalan, ve rahmet yuvasını temsil eden aile kalmış. Baba kendisi her yanlışı
    yapar, ve üncülük eder, fakat ailesine derki aman kimse yanlış yapasın,
    halbuki kendisi hata fabrikası olmuş, peki bu baba nasıl ailesini selamete
    çıkaracak, nasıl örnek aileyi temsil edecek, onu güren Avrupalı komşusu onu
    nasıl iyilikte örnek alacak, tam tersine daha fazla uzaklaşacak, ve bu dine
    de soğuk bir gözle bakacak.
    4- Ve en yüksek sorumlu- devletin reisi- en tehlike nokta, ve bütün
    kademelere etkisi olan bir makam, en son düzelen makam, ve ilk bozulan makam
    düzelmede en son o düzelir, zira toplum düzelmeyene kadar o makama gelen
    insan düzelmez, başka bir tabirle: o makama iyi bir insan getirilemez, bu
    bir gerçektir. Bir zalim lider olduğu zaman toplumda zülüm hakim olur, bir
    dinsiz hakim olduğu zaman o toplumda dinsizlik hakim olur, veya dindarların
    sesi kısılır.
    İşte bize bulaşan ilk hastalık, imanın zayıf olması ve kişilerin
    sorumluluktan kaçması.
    Nasıl oldu da bilemem fakat ne hikmet ise biraz dine bağlı olan kişiler hep
    kaçtılar ve işin kolay tarafına geçtiler, sanki bizim rehberimiz s.a.v.
    dememiş : Müslümanların dertleriyle ilgilenmeyen bizden değil. sanki ümmetin
    selameti için hiç kuranı kerimde emirler gelmemiş Müslümanlara.
    Kendi şahsiyetini unutan bir toplum hep sefil ve perişan kalacak, oysa bizim
    dedelerimiz ve ümmetimizin selefi bu dinin adaletini dağ deniz demeden
    yaymaya çalıştılar. tabi buna kalkışmadan kendileri sorumluluk taşıyan
    kişilerdi, kendi hal ve hareketleriyle insanların saygısını almışlardı,
    kendi halleri bir kere insanları etkilerdi. şimdiki bir çok İslam memleketi
    oralara çalışmaya veya ticaret amacıyla giden insanlar sayesinde Müslüman
    olmuştur.
    Sonuç olarak dinimizin değerlerine dönmek lazım, elimizde olan ve değerini
    bilmediğimiz cevheri iyi tanımak lazım, ve hz. Muhammed in dava metodu takip
    ederek bu dini anlatmak gerekir, ve sorumluların görevini onlara hatırlatmak
    lazım, herkes görevini bilmeli, İslam sözlü olan bir şey değil, aksine kalbe
    yerleşen bir ışıktır, o ışık kalbe girdikten sonra artık a kalbin sahibi
    duramaz ölüme kadar o yükü taşıyacak, kazansa Allaha şükür eder, başaramasa
    da niyeti özerine Allahın huzuruna gider, ve niyeti özerine sorguya
    çekilecek.
    Cenabı Allah hepimize sorumluluk ruhu nasip etsin, ve bizi emanetlerine
    sahip çıkanlardan eylesin.

    Allahın selamı özerinizde olsun
    alıntı

    M ALİ RUMİ ve mus'ab bunu beğendiler.
  2. Alt 09-14-2009, 10:29 #2
    M ALİ RUMİ Mesajlar: 193
    Cenabı Allah hepimize sorumluluk ruhu nasip etsin, ve bizi emanetlerine
    sahip çıkanlardan eylesin.

    Amin...

Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Human Verification