Recep Ayı Allah-ü Teala'nın Ayıdır,gafil geçirmeyelim.

Recep ayı Allah-ü Teala’nın ayıdır Resulullah efendimiz (sav) ,“Recep ayı Allah’ın ayıdır.Şaban benim,Ramazan ise ümmetimin ayıdır.“buyurdular.Recep ayı,günahları terk içindir.Şaban Allah’ın ahdine vefa ve amel içindir.Recep tevbenin kabulüne,Şaban şefaate,Ramazan ise sevapların ...


Ağaç Şeklinde Aç3Beğeni
  • 2 gönderen (cennet)
  • 1 gönderen (cennet)

  1. Alt 05-17-2012, 12:23 #1
    (cennet) Mesajlar: 113
    Recep ayı Allah-ü Teala’nın ayıdır
    Resulullah efendimiz (sav) ,“Recep ayı Allah’ın ayıdır.Şaban benim,Ramazan ise ümmetimin ayıdır.“buyurdular.Recep ayı,günahları terk içindir.Şaban Allah’ın ahdine vefa ve amel içindir.Recep tevbenin kabulüne,Şaban şefaate,Ramazan ise sevapların kat kat olmasına vesiledir.Recep tohum ekme,Şaban sulama,Ramazan ise ekip suladığını biçip devşirip toplayacak bir aydır.Recep öyle bir aydır ki; Allah-ü Teala onda işlenen hayırlara kat kat sevap verir.Peygamber Efendimiz(sav), Ramazan ayından başka en çok Recep ve Şaban aylarında oruç tutardı.Hz.Hüseyin(ra) “Recep ayında oruç tutunuz, zira Recep Allah-ü Teala’dan tevbedir.“buyurdu. Peygamber Efendimize(sav) “Ya Resulallah,Recep Allah’ın ayıdır ne demektir“ diye sorulunca “Recep Allah’ın ayıdır çünkü Recep,Hakkın mağfiretine mahsus bir aydır.Bu ayda Allah,evliyasını düşmanlardan kurtarmıştır. Bir kimse bu ayda oruç tutarsa,Allah-ü Teala ona üç türlü lütufta bulunur;onun geçmiş günahlarını mağfiret eder,kalan hayatında (hayır üzere bulundukça)onu korur,mahşerde susuzluktan emin kılar.Bir yaşlı zat ayağa kalkıp,“Ya Resulallah,ben Recep ayının hepsini oruç tutamam“deyince Efendimiz,“sen Recep ayının birinci,onbeşinci ve sonuncu günleri oruç tut,hepsini tutmuş gibi olursun,çünkü hasene on katı ile yazılır,ama ilk Cuma gecesinden de gafil olma“buyurdular.
    “Recep ayının ilk günü oruç tutmak üç senelik günahlara,ikinci gününde oruç iki senelik günahlara,
    üçüncü gününde oruç bir senelik günahlara kefarettir.Sonraki her gün bir aya kefarettir.“(hadis-i şerif)
    Musa b.İmran; Enes b. Malik’ten anlattığına göre;Resulullah Efendimiz(sav),şöyle buyurmuştur;
    “Cennette bir ırmak vardır,bu ırmağın adı Recep’tir.Sütten daha beyaz baldan daha tatlıdır,bir kimse Recep ayında bir gün oruç tutarsa,Allah-ü Teala, kendisine o ırmaktan içirir.“
    “Bir kimse bu haram aylarda üç gün oruç tutarsa; Perşembe,Cuma,Cumartesi ,Allah-ü Teala onun için yediyüz senelik ibadet sevabı yazar.“

    Allah’ım hepimize bu mübarek aylara kavuşmayı ve sevaplarına nail olmayı nasip etsin,günahlarımızı bağışlayıp Salih kullarından yazsın inşallah.

    alıntıdır.

    alptraum ve safinaz bunu beğendiler.
  2. Alt 04-18-2013, 12:41 #2
    (cennet) Mesajlar: 113
    11 MAYIS 2013 CUMARTESİ , üç ayların başlangıcı , Recep 1

    Bu aylar, imanımızdan gelen bir heyecanla ibadet hayatımızın daha canlı tutulduğu rahmeti bol ve bereketli bir mevsimdir. Bu aylar, dua ve yakarışların Allah’a arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların yıkanması, yapılan ibadetlere verilen sevabın katlanması bakımından kaçırılmayacak bir fırsattır. Bu günlerde nefisler hesaba çekilmeli, sermayemiz olan ömrümüzü nerede ve nasıl tükettiğimizi gözden geçirmeli, amel defterimize neler yazıldığı, mahşer günü kurulacak büyük divanın tek hakimi yüce Allah’ın hakkımızda nasıl bir hüküm vereceğini düşünmeliyiz. İnsan hatasız değildir. Sevgili Peygamberimiz (sav) , insanların hepsi hata edici ve günah işleyicidir. Hata edenlerin en hayırlısı ise, hatasını bilip tövbe edenlerdir. buyurmuştur.

    Alıntıdır.

    alptraum bunu beğendi.
  3. Alt 05-15-2013, 17:07 #3
    (cennet) Mesajlar: 113
    Allah’ın kullarına, sayılamayacak kadar çok nimeti vardır ve insanoğlunun bunları sayabilmesi mümkün değildir. Allah’ın ihsan ettiği bu nimetler sürekli olarak ikram edilmeye devam etmekte, her nimetin ardından bir başkası gelmektedir. Cenab-ı Allah bir ayet-i kerimesinde şöyle buyurur ;
    “ O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah’ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür “ (İbrahim 14/34)
    Elbette Allah’ın insanoğluna verdiği nimetlerin en büyüğü, O’na iman etmek ve O’nun katından gelenlere, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inanmak, son peygamberi Hz. Muhammed’e (sav) iman etmektir.
    Bütün bunların yanında kıymetli nimetlerden biri de zaman nimetidir. Zaman, insan hayatının kum saatidir. İnsanın hayatını sürdürdüğü, faydalandığı ve istifade ettiği sahadır. Kuran-ı kerim, asıl nimetler içinde bu nimetin ne kadar büyük olduğunu beyan etmiş, diğerlerine göre ne kadar yüce olduğuna işaret etmiştir. Nitekim pek çok ayeti kerime zamanın ehemmiyetine, ne kadar büyük bir nimet olduğuna ve önemine işaret etmektedir.
    Allah, mekanlar içinde mukaddes mekanlar, zamanlar içinde de mukaddes zamanlar yaratmıştır. İşte o mukaddes zamanlardan biri de üç aylar olarak bilenen recep, şaban ve ramazan aylarıdır. Dinimiz de bu üç ayların önemi, kıymeti çok büyüktür. Üç aylar, Müslümanlarca her ay kendisinde mübarek bir geceyi bulunduran aylar silsilesini (birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra ) oluşturduğundan bu isimle adlandırılmışlardır. Bu geceler, hepimizin manevi hayatın yaşayışını tekrar gözden geçirdiği nefis muhasebesi yaptığı gecelerdir. Üç aylar, Rabbimiz’in manevi kirliliklerden arınmamız için bizlere sunduğu manevi ziyafet sofrasıdır. Peygamberimiz (sav), recep ve şaban aylarını ramazan ayının rahmet ve bereketinden azami istifadeyi sağlamak için ruhen, kalben, aklen, fikren ve bedenen bir hazırlık dönemi olarak değerlendirmiştir. Peygamberimiz (sav), bu aylarla ilgili olarak “Allah’ım, recep ve şabanı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi ramazana ulaştır “ şeklinde dua etmiştir. (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned)
    Bu aylar ve bu aylarda yer alan bu mübarek geceler, duaların Allah’a arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların silinmesi, yapılan ibadetlere verilen sevabın katlanması bakımından büyük fırsattır.
    1-öncelikle böyle zamanlarda kulluğumuzu gözden geçirerek, eksik ve hatalarımızı ele almalı ve bunları düzeltmenin yollarını aramalıyız. Hesaba çekilmeden önce burada kendimizi hesaba çekmeliyiz ki ahretteki hesabımız kolay olsun.
    2-üç ayları günahlarımızın affı için fırsat bilmeli, bol bol tövbe ve istiğfarda bulunmalıyız. Özellikle Müslümanların içinde bulunduğu sıkıntıları düşünerek dua edip Allah’a yalvarmalıyız.
    3-eğer kaza namazlarımız varsa kılma yoluna gitmeli, kaza namazlarımız yoksa bile çokça nafile namaz kılmaya çalışmalı, geceleri iyi değerlendirmeliyiz.
    4-imkanımız dahilinde çokça Kuran okumalıyız.
    5-akrabalarla, komşularla ve dostlarımızla olan yakınlığımızı bir kat daha arttırmalı, ziyaretlerine giderek gönüllerini almalıyız.
    6-etrafımızda ki fakir fukaraya yardım etmeli, imkanımız ölçüsünde sadaka vermeli, fakir öğrencilerin okuması için elinden tutmalıyız.
    Alıntıdır.

Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Human Verification