[
B]Semâ’nın ne olduğunu biliyor musun?” Allah’ın ben sizin Rabbınız değil miyim?” sorusuna ruhların; evet Rabbimizsin deyişlerin sesini duymak, kendinden geçmek, Rabb’ine kavuşmaktır.
Semâ’nın ne olduğunu biliyor musun? Semâ, dostun hallerini görmek, lahut perdelerinden Hakk’ın sırlarını duymaktır.

Semâ’nın ne olduğunu biliyor musun? Kendindeki varlıktan geçmek, mutlak yoklukta, zevalsiz, devamlı varlık tadını tatmaktır.
Semâ’nın ne olduğunu biliyor musun? Dostun aşk vuruşları, darbeleri önünde
başını top gibi yapıp, başsız, ayaksız dosta koşmaktır.

Semâ’nın ne olduğunu biliyor musun? Yakub’un derdini ve devasını bilmek. Yusuf’a kavuşma kokusunu, Yusuf’un gömleğinden koklatmaktır.
Semâ’nın ne olduğunu biliyor musun? Musa peygamberin asası gibi her an Firavun’un sihirlerini yutmak, yok etmektir.

Semâ’nın ne olduğunu biliyor musun? “Benim Allah ile öyle bir vaktim vardır ki, o vakitte ne Allah’a yakın bir melek, ne de bir peygamber aramıza girer” hadisinde buyrulduğu gibi, semâ bir sırdır. İşte meleğin bile sığmadığı o yere vasıtasız varmaktır.

Semâ’nın ne olduğunu biliyor musun? Semâ Şemsi Tebrizî gibi, gönül gözlerini açmak ve kutsî nurları görmektir.
[/B]

Hz. Mevlana