E HALIYLE BIRLIKTE KULLANILAN EDATLAR

AUS

1. Bu edat kapali bir mekandan veya esit seylerin ortasindan disari dogru yapilan bir hareketi dile geitrir ve Türkceye bulundugu isme eklenen "-den,-dan" takilariyla cevrilir.

örnek:

Ayse kommt aus dem Zimmer.
Ayse odaDAN geliyor(cikiyor)

Der Mann zieht seine Uhr aus der Tasche.
Adam cebinden saatini cikariyor.

2. Aus edati, zamansal olarak kullanildigindan genellikle gecmis bir tarihden veya dönemden kalmis olmayi ifade eder.

Die Bücher stammen aus meiner Jugend.
Kitaplar gencligimden kalma.

3. Aus edati diger bir anlamda da bir cismin yapildigi maddeyi göstermek icin kullanilir.

Meine Mutter kauf einen Bilderrahmen aus Silber.
Annem gümüsten bir resim cercevesi satin aliyor.

Der Topf is aus Aluminium.
Tencere aluminyumdandir.

4. Aus, ayrica herhangi bir eylemin sebebini bildirmek icin de kullanilabilir.

Der alte Mann spricht aus ERfahrung.
Yasli adam tecrübeye istinaden konusuyor.

Aus Nachlässigkeit hat er ein Vermögen verloren.
Ihmalden servetini kaybetti.


BEI

1. Genel olarka bir seyin yakininda veya yaninda bulunmayi gösterir ve yaninda bulunulan isme eklenen "-de,-da" takisi veya "yaninda" sözcügü yardimiyla cevrilir.

Bei uns zu Hause isst man viel Gemüse.
Bizde evde (Bizim evde) cok sebze yenir.

Dein Mantel hängt bei der Tür.
Palton kapinin yaninda asili duruyor.

2. Bei, sehir ve semtler icin kullanildigindan "yakinlarinda" anlamina gelir.

Pendik liegt bei Istanbul. Pendik, Istandbul yakinlarindadir.

3. Bei edati, zamansal acidan kullanildiginda bir eylemi yaparken meydana gelen bir seyi dile getirmis olur ve buna uygun sekilde türkceye tercüme edilir.

Wir werden dich bei nächster Gelegenheit besuchen.
Ilk firsatta seni ziyaret edecegiz.

Beim Packen des KOffers habe ich auch deinen Ring gefunden.
Bavulu toplarken senin yüzügünü de buldum.



MIT

Mit edati, sahis veya cisimlere eslik edilmesini veya bir eylemin bir cisim veya sahisla gerceklestirilmesini dile getirir ve "ile" olarak cevrilir.

Die Mutter spielt mit den Kindern. Anne cocuklarla oynuyor.

Das Auto kann ich mit Hilfe meines Bruders reparieren. Arabayi erkek kardesimin yardimiyla tamir edebilirim.

Der Direktor bezahlt die Rechnung mit einem Scheck.
Müdür hesabi bir cekle ödüyor.


NACH

1.edati temel anlamiyla ulasilmak istenen beya erisilmeye calisilan bir seyi ifade eder ve bu anlamdayken cogunlukla isteklenen "-ye,-ya" takilariyla cevriliyor.

örnek:
Wir fahren nach Hause. eve gidiyoruz

Die Fenster schauen nach Norden.Pencereler kuzeye bakiyor.

2. Zamansal olarak kullanildiginda ise NACH, söz söylendiginde gecmis bir eylemi anlatir ve "sonra" seklinde cevrilir.

Nach dem Konzert gehen wir in ein Cafe.
KOnserden sonra bir kafeye gidiyoruz.

Nach einem Jahr müssen Sie noch einmal kommen.
Bir yil sonra tekrar gelmek zorundasiniz.

3. Nach diger bir anlamda da "göre" seklinde cevrilebilir.
Sie sind nach unserem Gesetz schuldig.
Bizim kanunumuza göre suclusunuz.

Klara macht alles nach unserem Wunsch.
Klara herseyi bizim arzularimiza göre yapiyor.


Seit

Edati belirtilen zaman noktasindan bu yana devam eden bir eylemi anlatir ve "-den,-dan beri" seklinde cevrilir.

Seit langer Zeit haben wir uns nicht gesehen.
Uzun zamandan beri görüsmedik.

Seit gestern haben wir einen neuen Chef.
Dünden beri yeni bir sefimiz var.


VON

1. von bir seyin nereden geldigini,kaynaklandigni ifade eder ve ismin sonuna eklenen "-den,-dan" takilariyla cevrilir.

Der berühmte Arzt befreit ihn von seinen Schmerzen.
Ünlü doktor onu agrilarindan kurtardi

Ich höre nichts von ihm.
ONdan hicbirsey duymuyorum

2. Von zaman bölümlerini de ifade etmek icin kullanilir ve yine ayni sekilde Türkceye cevrilir (-den,-dan)

Er hat vom(von dem) 1. bis 22. August Urlaub.
1. Augustostan 22 Augustosa kadar izindedir.

Von Montag bis Freitag is mein Vater in seinem Büro.
Pazartesinden cumaya kadar babam bürosundadir.

3. Von, herhangi bir eylemin, hareketin sebebini anlatmak icinde kullanilabilir.

Dein GEhalt hängt von deinem Erfolg ab.
Maasin basrina baglidir.

4. Von, degisik sekilde Türkceye cevrilmek kaydiyla -in halini veya ismin tamlamalrinin yerini de tutabilir.



ZU

1. bir cisim veya bir yere dogru yapilan hareketi ifade eder ve bu yeri veya sahsi gösteren isme eklenen "-ye, -ya" takilariyla tercüme edilir.

Dieser Bus fährt zur (zu der) Universität.
Bu otobüs üniversiteye gidiyor.

Du musst heute zum (zu dem) Arzt gehen.
Bugün doktora gitmek zorundasin.

2. zu bir yere veya kisiye dogru olan hareket yerine bunun tam aksine bir yerde sabit bir sekilde bulunmayi da ifade edebilir.

Mein Vater is nicht zu Hause. BAbam evde degildir.
Sie können bis dahin zu Fuß gehen. Oraya kadar yürüyerek gidebilirsiniz.

3. zu, ayrica zaman ve sayi fiade etmek icinde kullanilabilir.

Bis zu den FErien werden wir in eine neue Wohnung ziehen.
Tatile kadar yeni bir eve tasinacagiz.

Wo ißt du zu Mittag? Ögleyin nerede yiyorsun?

ZU edati der tanimligiyla birlikde oldugu zaman zu der yerine ZUR seklinde kisaltilarak yazilir.

ZU ile dem ise ZUM seklinde kisaltilir.



außer

Bir sahis veya cismin haric olmasini, bir seyin icinde bulunmamasini dile getirir ve "haric, disinda" kelimeleriyle cevrilir.

Außer dem Lehrer wurden alle Schüler gerettet.
Ögretmen haric(disinda) bütün ögrenciler kurtarildi.

Diese Geldscheine sind außer Kurs.
Bu paralar tedavül disidir.



entgegen

Bu edat, karsidan gelmekte olan bir sahis veya cime yaklasmayi anlatir ve genellikle "karsi" sözcügüyle cevrilir.

ENTGEGEN istisnai olarak birlikte bulundugu isimden SONRA yer alir. Ancak bu ismin önünde bulunmasida cogu zaman hatali olmaz.

Der Soldat geht dem Feind entgegen. Asker düsmana karsi yürüyor.

Entgegen meiner Erwartungen hat er dieses Mal kein Geld verlangt. Ummama karsi bu defa para istemedi.


gegenüber

Bu edat, bir seyin karsisinda bulunmayi veya karsisina dogru gitmeyi gösterir ve "karsisinda, karsisina" seklinde cevrilebilir. Bu edat ta etngegen gibi genellikle birlikte kullanildigi isimden sonra yer alir.

Dein Vater saß im ZUg mir gegenüber. BAban trende karsimda oturuyordu.

Sein Haus liegt dem Bahnhoft gegenüber.
Onun evi istasyonun karsisinda bulunuyor.


gemäß

Bu sahsin veya cismin vasiflarina tabikatina ugyun olmayi belirtir ve "göre" seklinde cevrilir. Gemäß birlikte bulundugu ismin arkasinda da yer alabilir.

Sie haben gemäß unserem Vertrag kein Recht auf Urlaub.
Anlasmamiza göre izin hakkinizi yok.

Er handelt nicht unseren Wünschen gemäß.
O bizim arzularimiza göre hareket etmiyor.