1. Alt 09-22-2019, 20:49 #1
    Serdar50 Mesajlar: 46
    KELOGLAN سلامة الحرب

    في العصور القديمة ، سلطان البلاد كان عنده مائة طفل. خمسون من هؤلاء الأطفال أولاد و خمسون منهم غاضبون عندما كبر أبناء السلطان أرسلهم إلى مدن مختلفة كـ "ستارغاز باي" تزوج بناته مع الشباب الذين أحبوهم واحد فقط لم يتزوج. هذه أصغر ابنة لبنات السلطان لقد رفض كل الخاطبين لأن لا أحد منهم لديه الصفات التي تبحث عنها يقول أن الرجل الذي سأتزوجه يجب أن يكون متواضعا ، شجاعا ، واسع المعرفة ومغامر.

    في يوم من الأيام ، الملاريا ، مرض حار في هذا البلد ، بدأت. لقد انتشر المرض في وقت قصير الكثير من الناس سقطوا في السرير أطباء البلاد ، علماء البلاد ، لم يتمكنوا من إيجاد علاج للمرض. وقد ذكر باديشا أنه سيدفع عشرة حمولة من الذهب للوقاية من المرض وعلاج المرضى. وأعلن أيضا أنه سيتزوج ابنته الصغرى. ذهبت إلى العاصمة بإذن من والدتها Keloğlan التي علمت بما حدث.

    في حديقة القصر ، Keloğlan ، الذي رأى وتحدث إلى ابنة السلطان الأصغر ، امتطى الحصان وسافر لأيام في الجبال والسهول. وذهب إلى المدن والقرى وتحدث إلى المرضى وأطفال أقاربه. المرضى أخبرونا أنه بعد عضات البعوض أصيبوا بالعدوى وأن البعوض يتكاثر وينتشر في المستنقع بعض الأقارب المرضى أظهروا لـ Keloğlan المستنقع والجدول الذي يستنزف مياهه هنا خططت Keloğlanلتجفيف المستنقع بتغيير اتجاه تدفق التيار وتوجيهه إلى البحر لذا موطن البعوض سيتم تدميره وذهب الأطفال بجوار كيلوغلان إلى المدن والقرى المجاورة للتأكد من أن الأطفال الآخرين كانوا على علم بالحادث. Keloğlan يتصل ، يجب أن تأتي ، كما قالوا. وبعد بضعة أيام ، تجمع آلاف الأطفال على السهول قرب النهر. هؤلاء الأطفال ، بفعل ما قاله كيلوغلان ، حفروا الأرض وفتحوا القناة وصبوا الجدول في البحر.

    المستنقع ، الذي تم قطع مياهه ، جفت في عشرة أيام تحت تأثير الهواء الساخن. هناك جيل من البعوض هناك. لقد حجب الكيلوغان الملاريا من البعوض. جعلت الملاريا المرضى يتعافون بأخذ الدواء المعد من قذائف الحناء. وزع تسعة منهم على الأطفال ، قائلا ، " عشرة حمولة الحمار الذهب ، واحد حمولة الحمار يكفي بالنسبة لي. تزوج ابنة السلطان الصغرى بدأ يعيش في القصر ، الذي أعطى كهدية زفاف. لقد أخذ أمه معه ثلاثتهم نظروا للأيام الجميلة معا يبتسمون هنا تنتهي قصتنا

    الأخير

    Serdar Yıldırım

    Konu Serdar50 tarafından (09-23-2019 Saat 20:16 ) değiştirilmiştir.
  2. Alt 09-23-2019, 20:15 #2
    Serdar50 Mesajlar: 46
    KELOĞLAN SITMA SAVAŞI

    Eski zamanlarda bir ülkenin padişahının yüz tane çocuğu varmış. Bu çocukların ellisi oğlan, ellisi kızmış. Padişah oğlanlar büyüdükçe onları değişik şehirlere sancak beyi olarak göndermiş. Kızlarını ise, sevdikleri gençlerle evlendirmiş. Sadece biri, evlenmeye yanaşmamış. Bu da padişahın kızlarının en güzeli olan en küçük kızıymış. Bütün taliplerini geri çevirmiş. Çünkü hiç birinde aradığı özellikler yokmuş. Benim evleneceğim erkek mütevazi, cesur, bilgili ve atılgan olmalı diyormuş.

    Günün birinde bu ülkede ateşli bir hastalık olan sıtma baş göstermiş. Hastalık kısa sürede yayılmış. Pek çok insan yataklara düşmüş. Ülkenin hekimleri, bilginleri hastalığın çaresini bulamamışlar. Padişah, hastalığı önleyip, hastaları iyileştirene on eşek yükü altın vereceğini bildirmiş. Ayrıca en küçük kızını bu kişiyle evlendireceğini ilan etmiş. Olanlardan haberdar olan Keloğlan anasından izin alıp başkente gitmiş.

    Saray bahçesinde padişahın en küçük kızını gören ve onunla konuşan Keloğlan ata binerek dağlarda, ovalarda günlerce yol almış. Şehirlere, köylere giderek hastalarla ve hasta yakını çocuklarla konuşmuş. Hastalar, sivrisinek soktuktan sonra bu hastalığa yakalandıklarını ve sivrisineklerin bataklıkta çoğalıp etrafa yayıldığını anlatmışlar. Birkaç hasta yakını çocuk, Keloğlan'a bataklığı ve buraya suyunu akıtan dereyi göstermiş. Keloğlan derenin akış yönünü değiştirip denize yönlendirerek, bataklığı kurutmayı planlamış. Böylece sivrisineklerin yaşam alanı yok olacakmış. Keloğlan'ın yanındaki çocuklar, komşu şehir ve köylere giderek olaydan diğer çocukların haberdar olmasını sağlamışlar. Keloğlan çağırıyor, gelmelisiniz, demişler. Birkaç gün sonra derenin kenarındaki ovada binlerce çocuk toplanmış. Bu çocuklar, Keloğlan'ın söylediklerini yaparak toprağı kazıp kanal açmışlar ve dereyi denize akıtmışlar.

    Suyu kesilen bataklık, sıcak havanın etkisiyle on günde kurumuş. Oralardaki sivrisinek nesli yok olmuş. Keloğlan sivrisinek sokmasıyla ortaya çıkan sıtmanın önünü almış. Sıtmalı hastalara kına kına kabuklarından hazırladığı ilacı içirerek iyileşmelerini sağlamış. Keloğlan padişahın verdiği on eşek yükü altının, bir eşek yükü bana yeter, diyerek dokuzunu çocuklara dağıtmış. Padişahın en küçük kızıyla evlenmiş. Düğün hediyesi olarak verilen sarayda yaşamaya başlamış. Anasını da yanına aldırmış. Üçü birlikte gelecek güzel günlere gülümseyerek bakmışlar. Masalımız da burada bitmiş.

    SON

    Yazan: Serdar Yıldırım

    Konu Serdar50 tarafından (09-23-2019 Saat 20:18 ) değiştirilmiştir.
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Human Verification