Özkök'ün 'altına imzamı atarım' dediği yazı!   Konuyu açan: Dostane   İlk Mesaj: 09-22-2010 (13:38)   Son Mesaj: 09-22-2010 (13:38)    Cevap: 0    Gösterim: 375  

    09-22-2010

    Özkök'ün 'altına imzamı atarım' dediği yazı!

    Özkök'ün 'altına imzamı atarım' dediği yazı!


    Bakan Davutoğlu'nun eski görevini devir alan Başbakan dış politika danışmanı İbrahim Kalın'ın 'Türkiye'nin geleceği' ile yazısını köşesine alann Ertuğrul Özkök 'altına imzamı atarım' dediği Kalın'ın fikirlerine böyle destek verdi.

    Ertuğrul Özkök'un yazısı
    İBRAHİM Kalın ismini belki duymamışsınızdır.

    AK Parti çevrelerinde iyi bilinen bir isimdir.

    Onu şöyle tarif edeyim.

    Bir zamanlar şimdiki Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu"nun oturduğu koltukta şimdi o oturuyor.

    Yani Başbakan Tayyip Erdoğan"ın dış politika konusundaki danışmanı.

    İlginç bir kariyeri var. İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü"nden mezun. Amerika"da George Washington Üniversitesi"nde doktora yapmış.

    Sonra "College of Holly Cross""ta (Kutsal Haç Koleji"nde) dersler vermiş.

    İbrahim Kalın aynı zamanda "Today Zaman" Gazetesi"nde köşe yazıyor.

    * * *

    Onun geçen günkü yazısı tahmin ediyorum birçok kişinin dikkatini çekmiştir.

    Bugün o yazıyı size aktarmak istiyorum.

    Çünkü bu yazıyı ilerisi için kuvvetli bir "vaat" olarak görüyorum.

    Yazının başlığı şöyle:

    "Post referandum agenda"

    Türkçeye şöyle çevirebiliriz:

    "Referandum sonrası gündemi."

    Tabii sözünü ettiği gündemin, "AK Parti"nin ve onun hükümetinin gündemi olduğunu söylememe gerek yok.

    Yazıya klasik sözlerle başlıyor.

    Yani AK Parti"nin aldığı yüzde 58"lik destekle siyasi reformlara ve Kürt meselesini çözme konularında yoluna devam etmesi gerektiğini anlatıyor.

    Bunlar normal.

    Ancak bunun hemen altında bir bölüm var ki çok ilginç bir saptama ile başlıyor.

    Giriş cümlesi aynen şöyle:

    "Şimdi AK Parti"nin önündeki en önemli meydan okuma."

    Nedir en önemli iş veya meydan okuma?

    "Şimdi AK Parti"nin önündeki en önemli iş, (challenge) Türkiye"deki "Evet" ve "Hayır" oyları arasındaki büyüyen bölünmeyi ortadan kaldırmaktır."

    Kalın"ın şu teşhisi de önemli:

    "Türk toplumunun Erdoğan karşıtı bölümleri, AK Parti"nin büyüyen tabanı ve reformist politikalarında kendileri açısından hayati bir tehdit hissediyorlar.

    Bu duyguların büyük bölümü doğru değildir ve parti politikalarının küçük gerçeklerinin yansımasıdır.

    Ancak Türkiye"nin geleceği konusundaki tartışma gerçektir ve Türk siyasetinin gelecekteki dinamiğini şekillendirecektir."

    * * *

    İbrahim Kalın, Başbakan"ın referandum akşamı, "Evet" ve "Hayır" diyenlerin ikisine birden seslenmesini hatırlatıyor.

    Yazının sonunda ise Türkiye"nin önündeki en büyük işin, toplumun çeşitli kesimleri arasında "uzlaşmayı" sağlamak (consensus building) olduğunu belirtiyor.
    Bu görüşünü şu çok kuvvetli ifadeyle dile getiriyor:

    "Hiç kuşkusuz bu temel bir görevdir ve bütün aktörlerin siyasi bilgeliğini ve liderliğini gerektirir."

    Sözlerinin hepsine katılıyorum.

    Buna karşılık bugünkü "ideolojik bölünmenin" asıl suçlusunun muhalefet partileri olduğu yolundaki saptamasına tam olarak katılamıyorum.

    Hiç kuşkusuz, muhalefet partilerinin bu konuda yanlışları var.

    Ancak AK Parti"nin bugünkü ideolojik bölünmeye hiç katkısının olmadığı söylenebilir mi?

    Türkiye"nin geleceği için ülkedeki bütün "siyasi aktörleri" göreve davet ediyorsak, bu bölünmenin temelindeki teşhisi de aynı adalet ve eşitlik duygusu ile yapmalıyız.

    * * *

    Unutmayalım ki her sosyolojik olayın mutlaka iki tarafı vardır.

    Ne yazık ki, AK Parti"nin ve Başbakan"ın özellikle 2007"den sonraki söylemleri, medya konusundaki uygulamaları, kayırmacılıklar bu ideolojik bölünmeye çok katkıda bulundu.

    Ancak bunları hatırlamanın ve hatırlatmanın manası yok.

    Hepimiz ileriye bakalım.

    İbrahim Kalın"ın yazısına ben de imza atıyorum.

    Ve umut ediyorum ki, bu görüşler, Başbakan"ın da sahici duygularını yansıtıyordur.

    Türkiye"nin önü açık.

    Yeter ki, başta Kürt sorunu olmak üzere, temel meselelerimizde, yapıcı bir uzlaşmayı sağlayalım.





    Özkök'ün 'altına imzamı atarım' dediği yazı! Yorumları