Tasavvufun Gâyesi

Tasavvuf ve Tarikat icinde Tasavvufun Gâyesi konusu , Kâinatta hiçbir şey, gâyesiz ve tesâdüfî değildir. Herşeyin bir gâyesi ve kaderi vardır. Nitekim Allâh Rasûlü (s.a.s.), peygamber olarak gönderilişinin bir gâyesi bulunduğunu ve bunun da "mekârim-i ahlâkı tamamlamak" olduğunu ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 02-27-2008, 21:53   #1
O artık bizden

 
beyza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1,649
Tesekkür etti: 662
645 Mesajına 1,116 tesekkür aldı
Tecrübe Puanı: 94 beyza has a brilliant future
beyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant futurebeyza has a brilliant future

Ruh Hali:
Tasavvufun Gâyesi

Kâinatta hiçbir şey, gâyesiz ve tesâdüfî değildir. Herşeyin bir gâyesi ve kaderi vardır. Nitekim Allâh Rasûlü (s.a.s.), peygamber olarak gönderilişinin bir gâyesi bulunduğunu ve bunun da "mekârim-i ahlâkı tamamlamak" olduğunu açıkça ifâde buyurmuşlardır. İlimlerin ve özellikle İslâmî ilimlerin ortak gâyesi, "dünyâ ve âhiret mutluluğu" olarak özetlenmiştir. Dînî ilimler arasında yer alan tasavvufun gâyesi nedir?

Tasavvufun gâyesi, insanı kötü ahlâktan, çirkin huylardan uzaklaştırmak, güzel vasıflarla bezemek, Allâh ve Rasûlü'nün ahlâkını benimseterek Hz.Peygamber'e tam bir ittibâ ile "insan-ı kâmil" yetiştirmektir. Bir başka ifâdeyle, "müslüman için ebedî saâdeti sağlamaktır."


Bu ana gâyede bütün mutasavvıflar ittifak hâlinde olmakla birlikte, bunun gerçekleşmesi konusunda ön görülen vesîle ve yollar farklıdır. Bir kısım mutasavvıflar, bu netîce ve gâyeye ibâdet ve zikirle, bir kısmı riyâzatla, bir kısmı aşk ve vecdle erişileceğini ifâde etmektedir. Bunun nihaî sınırı vuslattır. Vuslata ermenin en güzel yolu, "üsve-i hasene" olan Allâh Rasûlü'ne ittibâ ile O'nun verâset-i mânevîsine sâhip olmaktır.


* Kaynak: Ana Hatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar; Prof. Dr. H. Kamil YILMAZ; Ensar Neşriyat
beyza isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-28-2008, 13:03   #2
Yavas yavas alısıyor

 
THEHAFIZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 50
Tesekkür etti: 4
12 Mesajına 17 tesekkür aldı
Tecrübe Puanı: 12 THEHAFIZ will become famous soon enoughTHEHAFIZ will become famous soon enough

Alıntı:
beyza´isimli üyeden Alıntı
Kâinatta hiçbir şey, gâyesiz ve tesâdüfî değildir. Herşeyin bir gâyesi ve kaderi vardır. Nitekim Allâh Rasûlü (s.a.s.), peygamber olarak gönderilişinin bir gâyesi bulunduğunu ve bunun da "mekârim-i ahlâkı tamamlamak" olduğunu açıkça ifâde buyurmuşlardır. İlimlerin ve özellikle İslâmî ilimlerin ortak gâyesi, "dünyâ ve âhiret mutluluğu" olarak özetlenmiştir. Dînî ilimler arasında yer alan tasavvufun gâyesi nedir?

Tasavvufun gâyesi, insanı kötü ahlâktan, çirkin huylardan uzaklaştırmak, güzel vasıflarla bezemek, Allâh ve Rasûlü'nün ahlâkını benimseterek Hz.Peygamber'e tam bir ittibâ ile "insan-ı kâmil" yetiştirmektir. Bir başka ifâdeyle, "müslüman için ebedî saâdeti sağlamaktır."


Bu ana gâyede bütün mutasavvıflar ittifak hâlinde olmakla birlikte, bunun gerçekleşmesi konusunda ön görülen vesîle ve yollar farklıdır. Bir kısım mutasavvıflar, bu netîce ve gâyeye ibâdet ve zikirle, bir kısmı riyâzatla, bir kısmı aşk ve vecdle erişileceğini ifâde etmektedir. Bunun nihaî sınırı vuslattır. Vuslata ermenin en güzel yolu, "üsve-i hasene" olan Allâh Rasûlü'ne ittibâ ile O'nun verâset-i mânevîsine sâhip olmaktır.


* Kaynak: Ana Hatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar; Prof. Dr. H. Kamil YILMAZ; Ensar Neşriyat

Bunlar güzel sözler, amma, zehrin altın tas ile sunarlar hesabı..
Tasavvufun Kur'ana zıt binlerce kuralını da altın tas ile sunuyorlar,
Tasavvufun en büyük kaybı şudur.
1- Saf İSLAM ile yetinmeyerek, başka kurallar ihdas eylemek,
2- Akide de çürük kurallaro önemsemek,
3- Şekilcilikle müslümanlık oynamak
4- Bizden olmayan batıldır... mantığına saplanmak,
5- Kur'anı değil, tarikat kurucularını kılavuz bilmek..

Bunlara kanıtlar istenirse sunabiliriz elbette, ama, azıcık aklını çalıştıran biri kendisi de bulabilir gerekli delilleri..
THEHAFIZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-28-2008, 13:06   #3
Administrator

 
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 7,098
Tesekkür etti: 1,270
1,133 Mesajına 1,624 tesekkür aldı
Blog Başlıkları: 14
Tecrübe Puanı: 298 alptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the rough

Ruh Hali:
İslâm tasavvufunun menşeini inceleyen bazı zâtlar, İslâm öncesi tasavvufî akımlarda da benzeri esasları gördüklerinden, onu ya Hint’te, ya İran’da, veya daha başka yerlerde aramışlardır. Halbuki, İslâm tasavvufunu doğrudan doğruya Kur’ânda ve Resulullah’ın (asm.) hayatında aramak lâzım gelir.

Çünkü tasavvufta yer alan “zikir, fikir, nefis terbiyesi” gibi esaslar, Kur’ânda çokça bahsedilen konulardır.
__________________
Allahım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiğin belalar yüzünden severim.

alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alptraum adlı kullanıcıya bu mesajı için teşekkür edenler:
BeKKe (11-03-2008)
Alt 02-28-2008, 14:08   #4
o bir Paylasımcı

Avatar Seçmemiş
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 145
Tesekkür etti: 75
63 Mesajına 93 tesekkür aldı
Tecrübe Puanı: 16 alper isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.

The hafız, bir şeyleri çözdüğünü sandığından dolayı yanılgı içerisindesin. Tasavvuf senin sandığın gibi basit yanılgıların toplamından çok uzaktadır. Ama bunları anlamak için akıl değil kalp gerek.
alper isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 adlı kullanıcıya bu mesajı için teşekkür eden alper kişi:
beyza (02-28-2008), BeKKe (11-03-2008)
Alt 02-28-2008, 14:22   #5
Yavas yavas alısıyor

 
THEHAFIZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 50
Tesekkür etti: 4
12 Mesajına 17 tesekkür aldı
Tecrübe Puanı: 12 THEHAFIZ will become famous soon enoughTHEHAFIZ will become famous soon enough

Alıntı:
alper´isimli üyeden Alıntı
The hafız, bir şeyleri çözdüğünü sandığından dolayı yanılgı içerisindesin. Tasavvuf senin sandığın gibi basit yanılgıların toplamından çok uzaktadır. Ama bunları anlamak için akıl değil kalp gerek.




Bu konu ile ilgili düşüncelerini alabilir miyim kardeş,
Sonra devam edelim münazaramıza

Konu THEHAFIZ tarafından (02-28-2008 Saat 14:24 ) değiştirilmiştir..
THEHAFIZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-28-2008, 18:15   #6
o bir Paylasımcı

Avatar Seçmemiş
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 145
Tesekkür etti: 75
63 Mesajına 93 tesekkür aldı
Tecrübe Puanı: 16 alper isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.

İzledim, bu görtüntülerin üzerine samimi bir şekilde fikirlerimi ifade edebilirim ama baştan söyleyeyim kişilerin dedikleri tasavvufu veyahut islamı bağlamaz.

O görüntülerde zannımca dil yanlış demiş, kulak yanlış duymuş, olmaz öyle şey. İhlas suresi de bize yeter elhamdülillah. Hiç bir yaratılmış yaratana denk veya eşit değildir. Bu tasavvufta da böyledir. Ancak o insanın dediklerini deme niyeti ne idi düşünmek istiyorum. Zira ben akıllıyım, ben islamım, ben anlama kabiliyetine sahibim, ben öğrendim de o insan bu becerilerden yoksun mu? Yoksa dediklerinin şirke girdiği aşikardır. Artniyetli olmadığını varsayarak o kişinin de Allah Tealanın hiç bir yaratılana eşit olmayacağını bildiğini akledebiliyorum. O zaman amacı ne olabilir? Dil mi sürçtü, yoksa başka bir şey mi kastetti? Eşitlik ile kastedilen nedir? Haşa "Ete kemiğe bürünmüş hali" demek ne demektir? Zira öyle bir ifade çok açıktır ki şirktir ve hıristiyanların Hz. İsa (as) için dediklerinden hiç bir farkı yoktur.

Tekrar ediyorum, artniyetli olmadığını varsayarak maksadını hayli aşan bir ifadede bulunmuş kendisi ve bunun sebebini sorguluyorum.

Bazı kavramlar akıl ile incelendiğinde bir sınırda takılıp kalırlar. Hani namaz kılanı seccadeye tapıyor sananlar gibi. Bu da o sınırlardan birine mi takıldı acaba? "Eşittir"den kasıt yolun eve çıktığı gibi bir eşitlik mi? Aklen düşündüğümüzde eşittir ifadesini Matematik olarak algılarız ve iki eşitlik arasında bir aynılık olduğunu düşünürüz. Ancak kavram olarak ele alırsak yol, ev'in kendisi gibi ifade edilebilir. Yol=ev, yani "Peygamberin yolundan giden = Allah Tealanın rızasına kavuşur" gibi...

Peygamberimiz (sav) Efendimiz için haşa "aynı" demek büyük bir gaflettir. Bunun yerine "ayna" demek gerekmektedir. Tasavvuf da zaten haşa "aynı" demez, "ayna" der.

Ek: Misal verelim, güneşi bir ayna ile yansıtabiliriz. Ayna, güneş değildir. Arasında trilyonlarca kat fark vardır fakat içine sığmış gözükür. Ha burada ayna=güneş dersek ne olur? Matematik alarak hata ederiz ancak aynaya bakan güneşe bakmış olur mu? olur.

Netice olarak orada denilenleri herkes hüsnü zan ile bu kadar ince yorumlamaz, o açıdan söz maksadını (oldukça) aşmıştır.

Konu alper tarafından (02-29-2008 Saat 14:54 ) değiştirilmiştir..
alper isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 adlı kullanıcıya bu mesajı için teşekkür eden alper kişi:
alptraum (02-28-2008), BeKKe (11-03-2008)
Alt 02-28-2008, 18:40   #7
Administrator

 
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 7,098
Tesekkür etti: 1,270
1,133 Mesajına 1,624 tesekkür aldı
Blog Başlıkları: 14
Tecrübe Puanı: 298 alptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the rough

Ruh Hali:
Alıntı:
alper´isimli üyeden Alıntı
İzledim, bu görtüntülerin üzerine samimi bir şekilde fikirlerimi ifade edebilirim ama baştan söyleyeyim kişilerin dedikleri tasavvufu veyahut islamı bağlamaz.

O görüntülerde zannımca dil yanlış demiş, kulak yanlış duymuş, olmaz öyle şey. İhlas suresi de bize yeter elhamdülillah. Hiç bir yaratılmış yaratana denk veya eşit değildir. Bu tasavvufta da böyledir. Ancak o insanın dediklerini deme niyeti ne idi düşünmek istiyorum. Zira ben akıllıyım, ben islamım, ben anlama kabiliyetine sahibim, ben öğrendim de o insan bu becerilerden noksan mı? Yoksa dediklerinin şirke girdiği aşikardır. Artniyetli olmadığını varsayarak o kişinin de Allah Tealanın hiç bir yaratılana eşit olmayacağını bildiğini akledebiliyorum. O zaman amacı ne olabilir? Dil mi sürçtü, yoksa başka bir şey mi kastetti? Eşitlik ile kastedilen nedir? Haşa "Ete kemiğe bürünmüş hali" demek ne demektir? Zira öyle bir ifade çok açıktır ki şirktir ve hıristiyanların Hz. İsa (as) için dediklerinden hiç bir farkı yoktur.

Tekrar ediyorum, artniyetli olmadığını varsayarak maksadını hayli aşan bir ifadede bulunmuş kendisi ve bunun amacını sorguluyorum.

Bazı kavramlar akıl ile incelendiğinde bir sınırda takılıp kalırlar. bu da o sınrılardan birine mi takıldı acaba? "Eşittir"den kasıt yolun eve çıktığı gibi bir eşitlik mi acaba? Aklen düşündüğümüzde eşittir ifadesini Matematik olarak algılarız ve iki eşitlik arasında bir aynılık olduğunu anlarız. Ancak kavram olarak ele alırsak yol, ev'in kendisi gibi ifade edilebilir. Yol=ev demek gibi.
Peygamberin yolundan giden = Allah Tealanın rızasına kavuşur gibi

Peygamberimiz (sav) Efendimiz için haşa "aynı" demek büyük bir gaflettir. Bunun yerine "ayna" demek gerekmektedir. Tasavvuf da zaten haşa "aynı" demez, "ayna" der.

Kesinlikle anlasilir bir anlatim olmus lakin tasavvufu anlatacak bir kisi degil bir grup degildir veya onu sonuca erdirebilecekde bir grup degildir kimin gücü yeterki o sirk kosma degildir aksine baslica konulari bahsettigimiz üzere zikir, fikir, nefis terbiyesi dir .

Bunun benzerleri ya da benzetilenleri illaki olmustur kimisi hint mistisizmi der kimisi ayri bir isim

ama ben isimlere pek takilmam zannedersem takilmamakda lazim
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alptraum adlı kullanıcıya bu mesajı için teşekkür edenler:
BeKKe (11-03-2008)
Alt 02-29-2008, 15:01   #8
Administrator

 
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 7,098
Tesekkür etti: 1,270
1,133 Mesajına 1,624 tesekkür aldı
Blog Başlıkları: 14
Tecrübe Puanı: 298 alptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the rough

Ruh Hali:
Alıntı:
THEHAFIZ´isimli üyeden Alıntı
Ah sevgili möderatörüm,
Pm atarak yazılarınıza yorum yapmamam konusunda uyarırken, bura da benim yetersizliğimi dile getiriyorsunuz.
Doğrudur, beşerin icat ettiği dinler konusun da yetersizim, ama, hamdolsun ki Rabbimin indirdiği din konusun da özel pm yazdıracak kadar iddialıyım.
Aklımın almadığı konular nelerdir, söyleyin ve münazara edelim isterseniz..
Ama ilmi bir çizgi de, işi güce ve kuvvete dökmeden,
Buyrun, vira bismillah
Yazi bana karsi yazilmamis olsa dahi bende birkac cümle edip katkida bulunmak isterim

Tasavvufu neden kabul etmiyorsunuz The-hafiz bunu söylermisiniz

Kabul etmiyorken neye göre kabul etmiyorsunuz objektif degerlendirirsek cok güzel bir münazara olacagindan eminim yeterki hepimiz objektif olalim
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alptraum adlı kullanıcıya bu mesajı için teşekkür edenler:
THEHAFIZ (02-29-2008)
Alt 02-29-2008, 15:10   #9
o bir Paylasımcı

Avatar Seçmemiş
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 145
Tesekkür etti: 75
63 Mesajına 93 tesekkür aldı
Tecrübe Puanı: 16 alper isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.

Bir tanıdığım "sevdanın sevdalısı değilim ben" demişti de öyle bir yerde demişti ki, tokat gibi geldi bazılarına. Ben de diyorum tartışma tartışma için yapılıyorsa, heveslisi hiç değilim. İlim yarıştırmak bilimadamlarının işi olsun, zira çok okuyan çok bilirse, çok bilen çok yanılır.

Allah Celle Celaluhu diyenlere ne mutlu, O'nun yüce Kelamı Kur'an_ı Kerim'e uyanlara ne mutlu, O'nun abduhu ve resulu sevgili Peygamberimiz Muhammet Mustafa sallallahu aleyhi vesellem efendimizin yolunda gidenlere ne mutlu. Ne mutlu Allah(cc) için O'nun güzel kullarını rehber edinmişlere, amacı Allah(cc) rızası olup da amel edenlere. O'ndan(cc) hâya edip fenalıkları terkedenlere...

Bu işler nasip meselesi, derece meselesi, amel meselesi. Kimse kimseyi hidayete erdiremez, velevki nasibi olmasın.

Esselamun aleyküm ve rahmetullah

Konu alper tarafından (02-29-2008 Saat 15:23 ) değiştirilmiştir..
alper isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alper adlı kullanıcıya bu mesajı için teşekkür edenler:
alptraum (02-29-2008)
Alt 02-29-2008, 15:44   #10
Yavas yavas alısıyor

 
THEHAFIZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 50
Tesekkür etti: 4
12 Mesajına 17 tesekkür aldı
Tecrübe Puanı: 12 THEHAFIZ will become famous soon enoughTHEHAFIZ will become famous soon enough

Alıntı:
alptraum´isimli üyeden Alıntı
Yazi bana karsi yazilmamis olsa dahi bende birkac cümle edip katkida bulunmak isterim

Tasavvufu neden kabul etmiyorsunuz The-hafiz bunu söylermisiniz

Kabul etmiyorken neye göre kabul etmiyorsunuz objektif degerlendirirsek cok güzel bir münazara olacagindan eminim yeterki hepimiz objektif olalim

Çünki, Rabbimizin indirdiği dinin EKMELLİĞİni kabul ediyorum ve bu dinin sağından solundan altından üstünden eklemelere ihtiyacının olmadığını da iyi biliyorum.
Ben herşeyin yaradılış doğallığında kalması taraftarıyım, hele hele bu inanç meselesiyse..
İnsan nefis sahibidir ve elini uzattığı herşeyi bozar, işte yahudiler, işte hiristiyanlar ve işte BİRİCİK NEBİ YE ETE KEMİĞE BÜRÜNMÜŞ ALLAHTIR diye iftira eden söz de müslümanlar..
Allah-ı her konu da eksiklikten tenzih ediyorum ve bize indirdiği tüm bilgilerin mükemmelliğine iman ediyorum..
Hasan-hüseyin, ali-veli kimdir ki, bu dine hükümler koysun, kurallar eklesin veya eksiltsin..
Yok bu kural koyma-eksiltme işini beşere verirseniz, yüzlerce mezhep oluşturur ve birinin helal dediğine diğerine haram dedirtirsiniz ve ortaya yüzlerce din anlayışı çıkar..
Bunu kabulenmem imkansızdır..
THEHAFIZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tags
tasavvufun, gyesi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Tasavvufun Doğuşu ( 1 ) beyza Tasavvuf ve Tarikat 3 02-27-2008 11:31
Tasavvufun Doğuşu (5) beyza Tasavvuf ve Tarikat 0 02-20-2008 21:37
Tasavvufun Doğuşu (4) beyza Tasavvuf ve Tarikat 0 02-20-2008 21:33
Tasavvufun Doğuşu (3) beyza Tasavvuf ve Tarikat 0 02-20-2008 10:15
Tasavvufun Doğuşu (2) beyza Tasavvuf ve Tarikat 0 02-20-2008 10:12

MUHAKEME.net

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:58 .

Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Tüm bağışıklıklar ve idelerden bağımsız olan sözcükleri sarfetmeye mahkumdur özgürlük

Muhakeme.net Adsense Gizlilik Politikası

Muhteva.com Religion Blogs - Blog Top Sites Religion Religion Blogs
| İslamiyet | Siyaset | Almanca Eğitim | Müzikler | Sanat Kültür | Kişisel Gelişim | Sesli Kütüphane |
Sayfa 0.28549 saniyede 21 query kullanılarak yaratıldı.