MUHAKEME.NET FORUMU > Islamiyet ve Diger dinler > Genel Islami Bölüm > Mezhep ve Mesrepler > Mezheplere tâbi olmayanların durumu nedir açıklarmısınız?

Mezheplere tâbi olmayanların durumu nedir açıklarmısınız?

Mezhep ve Mesrepler icinde Mezheplere tâbi olmayanların durumu nedir açıklarmısınız? konusu , Hak mezheplerde akıl ve mantığın tasdik etmediği hiçbir mesele yoktur. Çünkü onların dayanak noktası Kuran, sünnet, icma-i ümmet ve kıyas-ı fukahadan ibaret olan edille-i şeriyyedir. Dağlardan daha metin olan o ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-28-2008, 21:07   #1
Administrator

 
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 6,961
Tesekkür etti: 1,252
1,107 Mesajına 1,588 tesekkür aldı
Blog Başlıkları: 14
Tecrübe Puanı: 291 alptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the roughalptraum is a jewel in the rough

Ruh Hali:
Mezheplere tâbi olmayanların durumu nedir açıklarmısınız?

Hak mezheplerde akıl ve mantığın tasdik etmediği hiçbir mesele yoktur. Çünkü onların dayanak noktası Kuran, sünnet, icma-i ümmet ve kıyas-ı fukahadan ibaret olan edille-i şeriyyedir. Dağlardan daha metin olan o edille-i şeriyye, hiçbir beşerî kuvvetin tahrip edemeyeceği çelikten bir kaledir. Bu kaleden çıkanların, ehl-i sünnete düşman olan olumsuz cereyanlara kapılmaları veya alet olmaları kuvvetle muhtemeldir.

Şunu da ehemmiyetle nazara vermekte fayda görmekteyim: Mezhepleri beğenmeyen, onlardan birine uymayan veya mezheplerin kolay yanlarını alan bir kimse, asırlardan bu yana gelip geçmiş milyonlarca Müslümanın yolundan ayrılmış, kendi başına yeni bir yol tutmuş olur. Böyle kimseler, Kur'an-ı Kerim'in; "Kim, Peygambere karşı çıkar ve kendisi için doğru yol belli olduktan sonra Müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir" tehdidinden de hissedar olurlar.

Bir mezhep imamını taklit eden kimse hangi mezhebe bağlanmış ise artık her meselede o mezhebin hükümleriyle amel etmesi ve mezhebinde sebat etmesi lâzım gelir. Ancak zaruret hallerinde her hangi bir meselede yine kendi mezhebinde kalmak şartıyla diğer bir mezhebin hükmüyle amel edebilir. Bu ise ancak bir âlimin fetvasıyla mümkün olabilir.

İmam-ı Gazali Hazretleri de bu görüştedir.

Mademki taklit sahibi bir mezhebi iltizâm etmiştir, artık onda sebat etmesi gerekir.

Netice olarak; kişinin kendi hevesine uyarak sık sık mezhep değiştirmesi onları hafife almak manasına gelir.

Son asrın müdakkik alimlerinden Muhammed Kevserî, Makalât adlı eserinde bu gibi kimselerin halini şöyle tasvir eder:

"Evet, her grubun kendisiyle gördüğü fakat gerçekte ne onunla ne de bununla olan, yani Arap şairinin dediği gibi: "Yemenlilere vardığında Yemenli, Maadlilere vardığında Adnani" görünen kişiden daha bozguncusu yoktur."

Kevserî aynı eserinde, mezhepsizliğin dinsizliğe götüren bir köprü olduğunu da söyler.

Dr. Ramazan el-Bûti ise bu konuda, "Evet, bütün İslâm milleti uzun tarihi boyunca İslâm'ı aynıyla yaşatma imkânını en geniş ölçüde veren müçtehitlerin bu dört imam (İmam-ı A'zam, İmâm-ı Şafi'i, İmâm-ı Mâlik ve İmâm-ı Hanbel) olduğu üzerinde ittifak edegelmişlerdir. der ve bu imamların yolunu bırakıp insanları mezhepsizliğe davet etmenin "İslâm dinini tehdit eden en tehlikeli bid'at" olduğunu ilâve eder.

Ramazan el-Bûti, mezhepsizlik dava edenlerin yeni hâdiselere çözüm getirmek yerine, İslâm'ın temel rükünlerini sarsmaya çalıştıklarına dikkati çekerek şöyle der:

"Ben bu mezhepsizlerden hiç birinin bir gün kalkıp da, halkın her gün sorup durduğu yeni meselelerden birini araştırdığını görmüş değilim. Onların bütün dertleri, binası tamamlanan, hükümleri yerleşmiş bulunan ve gereğince amel edilmekle Müslümanların borçtan kurtulup selamete çıkacakları İlâhî emirler hususunda yol gösterici olan hak mezhepleri yıkmak için bütün güçlerini sarf etmekten ibarettir!

Dr. Ramazan el-Bûti mezhepsizlik dava edenlere şu iki soruyu sorar:

"Bütün insanları inşaat işlerinde mühendislere uymaktan vazgeçmeye çağırsan ne olur? İnsanları teşhis ve tedavi hususunda doktorlara tabi olmaktan uzak kalmaya davet etsen ne olur?"

Bu soruya kendisi şöyle cevap verir:

"Hiç şüphe yoktur ki, bunun arkasından gelecek olan şey, insanların tamir edeceğiz diye kendi evlerini bile bile tahrip etmeleri, tedavi zannıyla kendi canlarına kendilerinin kıymalarıdır."

Mezhep tanımayanları bu tehlikenin kapısına getiren ve müçtehitlere tâbi olmaktan men eden en mühim sebep kendi rey ve düşüncelerini müçtehitlerin görüşlerine müsavi, hatta onlardan daha üstün görmeleridir.

İmam-ı Şârânî Hazretleri de bu hususta şöyle buyurur:

Müçtehitlerin sünnet buyurduklarının hepsi ile amel et ve mekruh dediklerini terk et! Onlardan bu hususta delil aramağa kalkma! Çünkü sen, onların dâirelerinde mahpussun. Onların makamına varmadıkça doğrudan kitab ve sünnete ulaşmakta, onları geçmen ve hiçbir zaman hükümleri onların aldığı yerden alman mümkün değildir...

Bütün mezhepler, bana göre, parmakların el ayasına ve gölgenin aslına bitişik olması gibi, şeriata bitişiktirler...

Bu vesile ile şu noktayı da kaydetmek icap ediyor. Müçtehitlere uymayarak kendi reyine uymak büyük bir gururdur. Bu ise insanın manen çöküşüne sebep olur. Bediüzzaman Hazretleri bu gibi kimselerin akıbeti hakkında şu tesbitlerde bulunur:

"Evet gurur ile insan maddî ve manevî kemalât ve mehasinden mahrum kalır. Eğer gurur saikasıyla başkaların kemalâtına tenezzül etmeyip, kendi kemalâtını kâfi ve yüksek görürse, o insan nakıstır. Böyle insanlar, malûmat ve keşfiyatlarını daha yüksek görmekle, eslaf-ı izamın irşadat ve keşflyatlarından mahrum kalırlar. Ve evhama maruz kalarak bütün bütün çizgiden çıkarlar."

Mehmet Kirkinci
__________________
Allahım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiğin belalar yüzünden severim.

alptraum isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alptraum adlı kullanıcıya bu mesajı için teşekkür edenler:
Esmaaa (07-09-2008)
Alt 04-25-2008, 22:18   #2
Artık buranın yerlisi

Avatar Seçmemiş
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 361
Tesekkür etti: 105
99 Mesajına 146 tesekkür aldı
Tecrübe Puanı: 25 Metin mete will become famous soon enoughMetin mete will become famous soon enough

Sesli düsünmek..

Akif’in tabiri ile “Böyle gördük dedemizden…”

“Onca geçmiş büyüklerimiz görememiş de...”

Peki, bir şeyin doğruluğu veya yanlışlığı “geçmiş büyükler” ile ölçülür mü?

Geçmiş büyükler doğruluğun veya yanlışlığın ölçüsü olabilir mi?

Ya İmamı Şafi hata yaptı ise?

Ya Gazali yanlış düşündü ise?

Ya Buhari’nin gözünden kaçtı ise?

Ya Mevlana bilmiyor idiyse?

Ya Said-i Nursi göremedi ise?

Ya Mustafa Kemal yanıldı ise?

Ne oldu? Şaşırdınız mı?

Bizim geçmiş atalarımız bunlar değil mi?

Hani Kur’an’ı şimdi iniyor gibi okuyacaktık?

Okuyoruz işte niye şaşırıyorsunuz?

Söyler misiniz, Kur’an’ın “Ya atalarınız bilmiyorsa?” (Maide; 5/104) sorusunun muhatabı şu an kim?

En arka sıra müdavimi haylaz öğrencilerin, öğretmenin “Sen! sen arkadaki söyle bakalım!” deyince, üzerine alınmamak için arkasındaki duvara bakması gibi, Kur’an’ın bu tür soruları karşısında arkamızdaki duvarlara mı bakalım?

O atalar bizim atalarımız.

Şu an muhatap da biziz, biz!


Onlar sağlam bilginin ışığında yürümüş ve doğru olanı yapmışlarsa tamam, ona sözümüz yok. Bilakis bu durumda bilgilerini esas almakla ve doğrularını sürdürmekle sorumluyuz. Çünkü “bilgiyi” ve “doğruyu” onlardan daha çok severiz. Rehberimiz atalarımız değil; onların da rehberi olan yaşayan değerlerdir; bilgi, doğruluk, dürüstlük, akıl, vicdan, iyilik, fıtrat, adalet, merhamet, söz, vefa…

Yaşayan değerler bunlar.

İnsanlık bunlarla ayakta durur. Peygamberler de dahil bütün geçmiş atalar bunlarla test edilir. Hz. Ebubekir’in o ölümsüz çıkışında dediği gibi “Her kim Muhammed’e tapıyorsa bilsin ki Muhammed ölmüştür. Her kim de Allah’a tapıyorsa bilsin ki Allah Hayyu Layemuttur…

Yani: Allah ölümsüzdür, “Yaşayan Tanrı” O’dur. O ölmeyeceğine göre değerleri de ölmez. Yaşayan Tanrı’nın (Hayyu Kayyum) yaşayan değerleri (kelimeleri) ise insanlık vicdanını her daim ayakta tutan temel değerlerdir. Muhammed bize bunları getirdi. Bu kelimelerin nasıl hayata geçirileceğini örneklemek için vardı. Şu an bir insan olarak ise öldü ama örnekliği yaşıyor. Örnek almayı bırakıp kendisine tapmayın. Kim ona taparsa bilsin ki artık o yok ve bir daha da olmayacak. Kim de Allah’a tapıyorsa bilsin ki Allah yaşıyor, kelimeleri yaşıyor ve hep yaşayacak. Yaşayana sarılın ey insanlar! Kim bu kelimelere hayat verirse O’na sarılmış ve kendi hayatında O’nu yaşatmış olur. Yoksa Allah zaten hayyu layemuttur... Bu nedenle sarılmanız gereken “naciz vucutlar” değil; Allah’ın söze ve adalete dayalı bir dünya kurulduğunda ancak tamamlanmış olacak olan yaşayan kelimeleridir. Çünkü “Rabbinin kelimeleri sıdk ve adalet olarak tamama ermiştir.” (En’am; 6/115)…





Not;Be cevabin kesinlikle yaziyla ilgisi yoktur,Sadece sesli düsünme...

Konu Metin mete tarafından (04-25-2008 Saat 22:20 ) değiştirilmiştir..
Metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-09-2008, 14:39   #3
o bir Paylasımcı

Avatar Seçmemiş
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 146
Tesekkür etti: 14
34 Mesajına 44 tesekkür aldı
Tecrübe Puanı: 11 Esmaaa isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.

Ya yanıldı iseler diye düşünmek gerekir elbette ama aklı olan bi insan da bunları araştırıp yanılmadıklarını anlar. Onların yolu Kuran yolu söyledikleri Kuran'ın dışına çıkmaz. Hz. Muhammed, İmam Gazali, Mevlana ölmüş olabilir ama onlar olmadan da bizler yolumuzu bulamazdık. Nasıl ki Allah Cebrail'i peygamberlere hakikatleri anlatsın diye gönderdiyse, Allah onları bizlere doğru yolu göstermeleri için görevlendirmiş. Bizim yapabileceğimiz dua edip Allah'a yalvarmak. İnsan yanlızca kendi aklı ve iradesiyle hareket etmeye kalkarsa, büyük bir yanlışa sürüklenir diye düşünüyorum. Demek istediğim saydığınız kişileri eğer okumasak araştırmasak halimiz harap olurdu tabi Allah'ın dilemesi hariç.
Esmaaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tags
mezheplere, tbi, olmayanlarin, durumu, nedir, aciklarmisiniz

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı

MUHAKEME.net

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:14 .

Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Tüm bağışıklıklar ve idelerden bağımsız olan sözcükleri sarfetmeye mahkumdur özgürlük

Muhakeme.net Adsense Gizlilik Politikası

Muhteva.com Religion Blogs - Blog Top Sites Religion Religion Blogs
| İslamiyet | Siyaset | Almanca Eğitim | Müzikler | Sanat Kültür | Kişisel Gelişim | Sesli Kütüphane |
Sayfa 0.20535 saniyede 13 query kullanılarak yaratıldı.