Beyaz Gelincik!....
Beyaz Gelincik!....



Sen ey!
Yüreğimin kıyılarında boy veren
Beyaz Gelincik!



Seni şiir tadında bir bahar akşamı;
Şaşkınlığına zemherinin titreyerek,
İliklerime kadar işleyerek sevdim…



Ben sana
Gündüzlere bir mum olup eriyerek,
Geceleri kutsal ibadetlerimin ateşiyle yandım
Açıp avuçlarımı kaldırıp semaya;
Dört kitabın dördünde rahmetini aradım.



Yokluğun!
Dikenli bir tel gibi boğazımda düğümlenirken,
O bildiğim gerçek ismini andım.
Yokluğunun her zerresini;
Ölüm gibi tadarak,
Varlığının uğruna;
Azrail’i dost diye kucakladım.
Hesapsızca,
Korkusuzca,
Ve ölümü kendi kılıcıyla vurup,
Yıldızları titreterek o melek yüzünü aradım.



Sen ey!
Yüreğimin kıyılarında boy veren
Beyaz Gelincik!
Bil ki, gözünden düşen tek damla yaş,
Ruhumu süpüren dinginsiz bir okyanusken
Ağlamayı sen sakın düşünme.
Sen!
Gözlerini silmek için
Çekersen ellerini elimden.
İşte o zaman bil ki, öldüm.


Hüseyin Ünsal