Rahmetin İki Yüzü
Rahmân:Dünya hayatında, mümin-kâfir gözetmeksizin, mahlûkatın
hepsine merhametle muamele eden. Ezelde bütün yaratılmışlar hakkında
hayır ve rahmet ve irade buyuran. Rızıkları ve her türlü iyilikleri ihsan eden.
. . .
Rahîm: Verdiği nimetleri iyi kullananlara daha büyük ve ebedî nimetler veren.
Ahiret hayatında sadece mü?minlere ihsan ve ikram eden.
. . .

"O Allah ki, O?ndan başka ilah yoktur. Gaybı da, müşahede edilebileni de bilendir.
Rahmân, Rahîm olan O?dur." (Haşr sûresi, âyet: 22)

Her iki mübarek isim de Allah?ın sonsuz bir merhamet sahibi olduğunu ifade ederler. Rahmet ve merhamet; kısaca, ?hayrı irade etmek ve sonsuz ihsan ve ikramda bulunmak? mânâsına gelir. Merhamet için yapılan şu tarif çok güzeldir: "Merhamet; acıları, âfetleri, sıkıntıları gidererek yerlerine hayrı, sürur ve saadeti ikame etme duygusudur."

Rahmân ismi, insan-hayvan, mü-min-kâfir farkı gözetmeksizin her canlının her türlü rızkını veren ve onları koruyup gözeten? mânâsına gelir.


Rahîm ise, ?iradesini doğru kullanan kullarına iman, ibadet, hidayet saadetini kazandıran ve onlara ebedî cennetler hazırlayan? demektir.

Rahmân ismi, ilk yaratılışa bakar. Nitekim, Cenab-ı Hak, yarattığı her varlığı, onların iradeleri dışında nice ihsanlara mazhar kılar.
Rahîm ismi ise, daha çok, ikinci yaratılışa bakar ve iradelerini hayra, doğruya, güzele yönlendiren bahtiyar kullar için ikinci yaratılışta sonsuz lütuflar, nimetler, ikramlar verileceği müjdesini taşır.


Demek oluyor ki, Rahmâniyetin tecellisinde -cebr,- yani mahlûka onun iradesi dışında bir ikram ve ihsanda bulunma sözkonusudur. Rahîmiyetin tecellisinde ise insanın cüz-î iradesini doğru kullanması şartı vardır.


Rahmân hem isimdir, hem de sıfat. Rahîm ise sadece sıfattır. Bundan dolayı, Rahmân ismi başkalarına nisbet edilmez, ama Rahîm ismi nisbet edilebilir.


Diğer taraftan, "Allah, dünyanın Rahmânı, ahiretin Rahîmidir" buyurularak, Rahmân sıfatının ezel ile, Rahîm sıfatının ise ebediyet ile ilgili olduğuna dikkat çekilir.


Kur-ân-ı Kerîm?de Rahîm ismi, daha çok Ğafur ismiyle birlikte kullanılmış, böylece en büyük rahmetin mağfiret olduğuna dikkat çekilmiştir. Şu halde, mağfiret, Rahîm isminin en güzel bir tecellisidir.


Rahmân ismi dünyada nail olduğumuz nice nimetlere, Rahîm ismi ise ahirette kavuşmaya namzet olduğumuz ebedî saadetlere nazarımızı çevirir.

İnsan, başkalarına karşı merhametli oldukça ve onların ihtiyaçlarını gidermek için gayret gösterdikçe, Rahmân isminden daha fazla feyiz alır. İnsanları Cennete teşvik edip Cehennemden sakındırdığı ölçüde de Rahîm ismine daha parlak bir ayna olur.

"Güçsüzlere merhamet edene, Rahmân olan Allah da merhamet eder." (hadis-i şerif)

Nur Külliyatında, şefkatin ?Rahîm ismine îsal ettiği beyan edilerek şu noktaya önemle dikkat çekilir:

"Şefkat-i insaniye, merhamet-i Rabbaniyenin bir cilvesi olduğundan; elbette rahmetin derecesinden aşmamak ve Rahmeten-lil-âlemîn Zat?ın(a.s.m.) mertebe-i şefkatinden taşmamak gerektir." (Kastamonu Lâhikası)

Rahmân ve Rahîm olan Allah?ın kâinatı ve içindeki eşyayı hizmetine vermekle merhametine mazhar kıldığı bir kulunu küfür ve isyanı sebebiyle cehennemine atmasına acımak, ruh ve kalbin hastalığından ileri gelir. Zira, sıhhatli bir kalp ve müstakim bir akıl çok iyi bilir ki:

"Allah'ın rahmetinden fazla rahmet edilmez. Allah'ın gadabından fazla gadab edilmez." (Sözler)

Biz cehennem azabına uğramayı hak etmiş insanlara yersiz şefkat göstereceğimize, onları bu noktaya gelmeden önce yakalamanın ve kendilerine yardımcı olmanın yollarını aramak durumundayız. Ki, insanın fakirleri doyurması ve güçsüzlere yardım etmesi Rahmân isminden aldığı feyzin meyvesi olduğu gibi, yanlış yolda gidenlere acıyıp şefkat ederek onları iman ve hidayet yoluna davet etmesi de Rahîm isminden aldığı feyzin meyvesidir.






ALAADDİN BAŞAR