Kurban kesme konusunu araştırdığınızda, tüm inançlarda farklı şekillerde var olduğunu görürüz. Hatta insanlığın yaradılışıyla var olan bir gerçektir. Kurban kelimesinin anlamı, YAKLAŞMAK, ALLAH’A YAKINLAŞMAYA VESİLE OLAN ŞEY anlamına gelir. Bunun Kur’an da birçok yolu olduğu gibi, bir tanesi de Allah ın rızasını kazanmak için kurban kesmektir. Örneğin zekât vermek, hayır ve hasenatta bulunmak, oruç tutmak, köle azat etmek de Allah a yaklaşmalıklar arasındadır.

Gelelim Kur’an da bahsedilen, Allah ın rızasını kazanmak için, Kurban kesme konusuna. Kur’an ın zaman ve mekân belirterek emrettiği Kurban, yalnız HAC vaktindedir. Buda açıkça ayetlerde belirtilmiştir. Gelelim Kurban bayramında kestiğimiz Kurbana. Bildiğiniz gibi Kur’an da böyle bir günden, bayramdan bahsedilmemiştir. Peygamberimizin ümmetine bir hediyesi olduğu rivayet edilir. ONUN İÇİN BUNA FARZ İBADETTİR, HER ZAMAN KESMELİYİZ DİYEMEYİZ. Elbette Allah ın rızasını kazanmak için, böyle bir günde Kurban kesmek ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmak, bizlerin güzel bir geleneğidir. Kurban kesme ibadetimizi, yılın tek bir gününde toplayıp, diğer günlerde yapılmaması, Kur’an ın emrine ters düşer, bunu da hatırlatmak isterim.

Bu durumda Allah Kur’an da bizlere, Kurban kesme konusunda neler söylemiştir, bağlayıcı nasıl bir hükümde bulunmuştur, şimdi de ona bakalım.

Kevser 2: O hâlde, Rabbin için namaz kıl, KURBAN KES. (Diyanet meali)

Ayete dikkat ettiyseniz, Allah a ibadet et dedikten sonra, zaman ve sayı belirtmeden Rabbimiz bir emir veriyor. RABBİN İÇİN KURBAN KES. Demek ki Kurban konusunda bir emri var Allah ın ama çok geniş bir zamana yayılmış, tıpkı Hac emrini verdiğinde olduğu gibi, bizleri zora sokmayan, zamana, mekâna ve ortama göre rahatlıkla hareket edebileceğimiz, geniş alana yayılmış bir emir olduğunu görüyoruz. Eğer öyle olmasaydı, bunun sayısını söyler, gerekli sınırlamalarda koyardı. Bu durumda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İmkânı olan, HAYATI BOYUNCA EN AZ ALLAH RIZASI İÇİN, BİR KEZ KURBAN KESMELİDİR.

Kur’an a baktığımızda, bu konularda Allah ın verdiği kurban örneklerini de görüyoruz. Âdem peygamberimizin çocuklarının kestiği kurbanlardan bahsedilir Kur’an da, birisinin kabul edilip, diğerinin edilmediği anlatılır. İbrahim peygamberimizin oğlu ile imtihanında bahsedilen kıssada, Allah ın gönderdiği hayvanın kurban edilmesinden, böyle bir emrin bizleri de kapsadığını anlıyoruz. Çünkü Allah ayetlerinde verdiği örnekleri, boşuna vermiyor. Hac suresi 34. ayette de, bu konuda bizlere bilgi vermiştir.

Musa peygamberimizin kavmiyle imtihanında bahsedilenlerde, Kurban konusuna açıklık getiriyor.

Bakara 67: Hani Musa kavmine, “ALLAH, SİZE BİR SIĞIR KESMENİZİ EMREDİYOR” demişti. (Diyanet meali)


Sizce Allah neden Kurban kesilmesi emrini veriyor? Yoksa Allah ın bunlara ihtiyacı yok. Bilmemiz ve yabana atmamamız gereken konuda, biz insanlar için hayvan etinin çok önemli olduğudur. Et besin maddelerinin temelini teşkil eder ve en önemli protein kaynağıdır. Bu proteinlerin vücutta emilimi %97–98 dir. Yani vücutta tamamı kullanılır.

Aslında bu konuyu tek başına düşünürsek, anlatılmak isteneni doğru anlayamamış oluruz. Daha önce söylediğim gibi, KURBAN kelimesi tek başına hayvan kesmek anlamında olmadığı, ALLAH A YAKLAŞMAK, ONUN RIZASINI KAZANMAK ADINA YAPILANLAR ANLAMINDA OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİK. Bu durumda yalnız hayvan kesmekle, et dağıtmakla bu yaklaşmayı yapamayız. Onun yanında yoksulu koruyup kollamak, yetimi gözetmek ve yardım etmek yoksa yalnız Kurban keserek etinin dağıtılmasının, Allah ın oluşturmak istediği, gerçek sosyal adaletli bir toplumun oluşmasına bir faydası olmayacaktır.

Kur’an ın emirlerinin, bir bütün halinde yerine getirilmediği bir toplumda, halkın bolca Kurban kesmesinin, Allah a gerçek yaklaşmalık olamayacağını artık anlamalıyız. Her zaman sorulan bir soru geldi aklıma. Acaba bizler Allah a Kurbanlık hayvan sunmak yerine, onun parasını fakir ve yetimlere versek daha iyi olmaz mı? Gerçektende bu soru çok soruluyor. Her ibadetin, Allah a yaklaşmak, onun rızasını kazanmak için yaptıklarımızın, BİR BİRİNDEN ÇOK FARKLI AMAÇLARI VARDIR. Hiç birisi diğerinin yerine konamaz, alternatifi değildir. Örneğin namaz kılmayayım da, onun yerine zekât vereyim diyemeyiz.

DİKKAT EDERSENİZ, ALLAH BİZLERE HER YIL KURBAN KESİN ŞEKLİNDE BİR EMİR VERMEMİŞTİR KUR’AN DA. Onun içinde böyle bir soru sormanın anlamı yoktur. Ama yaşamımızın her anında, çevremizde ihtiyacı olan kişilere zekât vermek, hayırda bulunma emrini vermiştir bizlere. Fıkıh inancının ve mezheplerin öğretisinde olduğu gibi, yılda bir zekât değil, her zaman verilir. Onun için Allah ın rızasını kazanmak adına yaptığımız bu davranışlarımız, bir birine alternatif değildir, birisi diğerinin yerine konmaz, gereği de yoktur zaten. Çünkü hepsini gerektiğinde, yapmakla yükümlüyüz, ÇÜNKÜ HEPSİNİN FARKLI AMAÇLARI VAR.

Dilerim Kur’an gerçekleri, toplumlarımız tarafından doğru algılanır ve yapacağımız ibadetleri gösterişten ve Takiye den uzak yaparız. Böylece sosyal bir toplum olmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşarız. Günümüzde bu gerçeklerin, farkına varılmasına çok ihtiyacımız var.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


http://hakyolkuran.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/