MUHAKEME.NET FORUMU

Forum içi Arama

Gelişmiş Arama

Üye Girisi

Beni hatirla Üye degilmisiniz? | Sifremi unuttum
 
Register
Welcome
 

Abdülhamid han hazretlerinin (ks) ramazan halleri...

Tarih icinde Abdülhamid han hazretlerinin (ks) ramazan halleri... konusu ; RAMAZAN'DA HERKESE DİŞ KİRASI Muhakeme.net - Abdülhamid han hazretlerinin (ks) ramazan halleri... "... Sultan II Abdülhamid birçok sebeplerle, ramazanlara fevkalade ...

MUHAKEME.NET FORUMU > Sanat-Kültür-Edebiyat-Multimedia > Tarih » Abdülhamid han hazretlerinin (ks) ramazan halleri...
Connect with Facebook
Alt 09-16-2009, 15:29   #1
M ALİ RUMİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Exclamation Abdülhamid han hazretlerinin (ks) ramazan halleri...

RAMAZAN'DA HERKESE DİŞ KİRASI
Muhakeme.net - Abdülhamid han hazretlerinin (ks) ramazan halleri...
"... Sultan II Abdülhamid birçok sebeplerle, ramazanlara fevkalade ehemmiyet verirdi. Evvela dindardı. Bu mübarek ayı tesid eder, ona hürmet ederdi. Muntazaman oruç tutar, Kur’an-ı Kerim okur, namaz kılar ve bunu böyle yapanlara ayrıca para verir, severdi.

Mübarek ayın hulûlünden evvel kilercibaşıyı çağırır, ona emirler verir, sofralar ve yemekler ve her akşam iftara davet ettiği askerlere verilecek iftariyeler üzerinde zihin yorar, âdeta mönüleri kendisi hazırlardı. Saray-ı hümayununda iftara gelecek misafirlerin hizmetine verilecek olan sofracıların elbiselerine kadar meşgul olur, alaturka setre mi yoksa redingot mu giymelerini münakaşa ederdi..."

"Sultan II. Hamid Yıldız Sarayı’nda yüzlerce misafirine her akşam iftar verir, İstanbul’daki askerleri birer birer ve tabur tabur iftara getirtir ve cümlesine ayrı ayrı bir maaş nispetinde iftariye verirdi. Daha doğrusu bir maaş nispetinde iftariye almak sarayda iftara giden herkese nasip olurdu..."

"...Amma ramazanlarda hemen herkesi hatta askerleri iftara çağırır, diş kirası dağıtırdı. Bunu bazı konaklar da yapar, diş kirası dağıtırlardı. Gümüş paralar, çil altınlar şeklen dahi ne kadar güzel idiler. Alması da vermesi de tatlı idi vesselam...."

ABDÜLHAMİD İFTARİYELİK ALTINLARI DA KESELERİNİ DE TEK TEK YIKATIRMIŞ

"...Ve hele bu adamları fevkalade temiz olmalarını isterdi. Çok titiz ve hem de temizdi bu padişah. O kadar ki iftariye olarak kendi göndereceği çil altınları tekrar yıkattırır, kurutturur, gözünün önünde kırmızı atlas keselere koydurtur, ağızlarını mühürlettirirdi. Banknotları da bezlerle sildirtir, sonra zarflara yerleştirirdi. Üzerlerine de zamklı mührünü (A.H.) yapıştırırdı. Saray-ı hümayuna iftara gitmek için davet vaki olmazdı. Amma gidecekler aşağı yukarı zamanlarını bilirlerdi.

Nâzırlar, kendilerine mahsus olan odada, diğer zevat da başkâtibi ve beylerin veya Kızlarağası’nın yahut mabeyincilerin veya yaverlerin odalarında kurulan sofralarda iftar ederlerdi. Bu oda sahipleri de odalarına gelenleri efendilerine yani hünkâra haber verirlerdi. Esasen kapıcılar alelusul saraya gelenlerin isimlerini yazmakla ve Mabeyn-i Hümayun müdürüne ulaştırmakla mükellef idiler.

İFTARA GELMEYENLERİ TEK TEK BULURDU!

Her ne ise… Bunlar böyle olurdu. Padişah da iftara gelenlerin kimler olduğunu öğrenirdi. Bu da böyle idi: gelmeyenleri merak eder, hasta mıdırlar, nedir diye tahkik ettirirdi. Bilasebep gelmeyenler olursa şüphelenirdi. Çünkü evhamı galipti. İftara yahut muayedeye gelmeyenleri nasıl buluyor, ne zaman görüyor, anlıyor diye herkes hayret ederdi. En yakınları bile…

İkici kâtibi olan kayınpederimden “Bu padişahın, değil insan, çerçöp bile gözünden kaçmaz, Allah belalarını versin casusların, adamcağıza rahat vermezler ki” mülahazasını belki yüz defa işitmişim-dir. Bir defasında “Çerçöp ne demektir” diye sor-muştum. “Onu da sen anla” demişti.

Ramazanda Sultan II. Abdülhamid’i saray ve iftarlar ve iftariyeler ne kadar meşgul ediyorsa iftara gidenleri de alacakları “atiye-i seniyeler, iftariyeler” meşgul ederdi. Acaba daha mı çok, yoksa az mı olacak? Tabiatıyla hele paraları aldıktan sonra o enfes yemekler daha kolay hazm olunurdu..."

ABDÜLHAMİD'İN BAYRAM MEŞGULİYETİ

Sultan II. Abdülhamid’in bir de bayrak meşguliyeti vardı. Yaşlarına ve derecelerine göre çocuklarına hediyeler, oyuncaklar, çiçekler verdirir; kadınefendilere, haznedarlara ve saraylılara yine hediyeler ve ihsanlarda bulunur; şekerler, şekerlemelerle dolu antika kaseler doldurtur ve muayededen sarayına döndükten sonra âdeta çocuk gibi çocuklarla haşır neşir olurdu. Diğer saraylarda da şehzadeler, sultanlar buna benzer hareketlerde bulunurlardı.

Sadrazamların, nazırların, paşaların, beylerin, zenginlerin hatta fakirlerin evleri, konakları, neşeler ve Safalar içinde yüzerdi. Şehrin bayram eğlencelerinden bir de tiyatroları, ortaoyunları, meddahları, karagözleri, mevsimine göre değişen mahallerde saz küme fasılları; bağlarda, çayırlarda güreşleri, davullarla zurnaları, Taksim ve Tepebaşı bahçelerinde fevkalade numaralar arz eden orkestralar ve saire idi.

BAYRAM NAMAZINDAN ÖNCE EL ÖPTÜRMEZDİ

Sultan II. Hamid’in bir merakı da bayram namazını eda etmezden evvel kimseyle bayramlaşmamaktı. Harem dairesinde bile kimsenin el etek öpmesine müsaade etmezdi.

Bayram sabahı adet edindiği vakitten daha erken uyanır; her sabah yaptığı gibi hamama girer; acele giyinir; selâmlığa çıkardı. Yol üzerinde olduğu için olacak, bunu adet edinmişti. Bayram namazlarını Beşiktaş’ta Sinan Paşa Camii’nde kılar; namazdan sonra yine saltanat arabasına binerek Dolmabahçe Sarayı’na gelirdi. On, on beş dakika istirahattan sonra gayet hafif bir kahvaltı eder, muayede salonuna girer, tahtına otururdu. Tahtın sol tarafına, biraz sola meyilli oturur, yanı başında duran sırmalı saçağı tutan zat kimse onunla konuşur, emirler verir ve derhal muayedenin yani resmi tebrikin başladığı görülürdü.

"... Salonun üst katındaki balkonda Mabeyn-i Hümayun muzikası hafif hafif güzel havalar çalardı. Yalnız şeyhülislâm .. efendi feraşet-i Şerife vekili ve Şerif Abdi-İlâh Paşa salonunun ortasından hünkâra doğru gelirken müzik dururdu. Bundan sonra patrikler de ayrı ayrı arz-ı selâm ve davet ederlerdi.

Salonun üst katındaki balkonun bir kısmı mühimi de kafeslerle çevrilmiş olarak sultanlara ve misafir hanımlara tahsis olunduğundan onlar da burada muayede resmini seyrederlerdi."

ÇOCUKLARLA OYNAMAYI ÇOK SEVERDİ

.. Hele çocuklarda konuşmak kendisine bir zevk olurdu. Bayram, kandil gibi vesilelerle çocuklara oyuncaklar verirdi. Muhasibi Nadir Ağa’nın hüsnü tabiatından ve zevkinden emin olduğundan oyuncakları, her alışverişi ona yaptırır, sık sık Beyoğlu’na yollar doğramacılığı sevdiği ve bildiği cihetle de bazı hediyelerinin muhafazalarını Sultan Hamid bizzat yapardı.

SARAYDA BAYRAMLAŞMA NASIL OLURDU?

Tahtın bulunduğu mahalle ve hünkârın oturduğu tarafa doğru iki ayak keçesi serilirdi. Herkes birbirini takiben sıra ile bunun birisi üzerinden hünkârın yanına doğru gider, saçağı öper, diğer keçeye geçer, selâm vere vere, arka arka yürüyerek gözden kaybolur, teşrifattaki yerine gider ayakta dururdu.

Sadrazamdan başlayarak bütün rical-i devlet mertebelerine nazaran bu tebriki ifa ettiği, aheste hareket edildiği, ayrıca maiyet-i seniye erkân ve efradı dahi bu salonda hünkârı tebrik ettikleri cihetle ister istemez vakit uzar, herkes de yorulurdu. Hele hünkâr… Binlerce kişiye selâm vermekte bazıları ile konuşmakla ve esasen konuşmaksızın duramadığı içi her gün fazla yorulurdu. .

KURBANLARIN YALDIZ DÖRTTE BİRİ SARAY YEMEKLERİNE AYRILIRDI

Kurban bayramlarında Yıldız Sarayı’nın mutfak meydanlarında yüzlerce kurban kesilirdi. Her koyunun yalnız dörtte biri saray yemeklerine ayrılır, üst tarafıyla fakirler kayrılırdı.

Bunun bir de dini teşrifatı vardı. Halife sıfatıyla hünkâr Hz. Peygamber için zebhedilen kurbanın zephi resminde bizzat hazır bulunur. Kendisi ve ailesi için kesilecek kurbanlar içinde birkaç kişiye vekâlet verirdi. Eyüp Sultan, Eğrikapı, Topkapı, Fatih ve emsali fakirlerine et gönderilmesini ısrarla emrederdi. Biz Dolmabahçe Sarayı’ndaki muayede bittikten sonra Yıldız’a çıkarken görürdük. Yollar saraydan aldıkları etleri yüklenenlerin kalabalıklarıyla ve konuşmalarıyla nevama müteharrik bir hâl alırdı.

(Haber 7)
M ALİ RUMİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in TechnoratiGoogle Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
 
Cevapla

Tags
abdulhamid, halleri, han, hazretlerinin, ramazan

Hızlı Cevap
Random Question

Mesajınız:
Seçenekler

Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Sultan Abdülhamid byseco Kitap Tanitimi 0 08-19-2009 17:34
Nefsin Halleri........ ViSAL Deneme ve Makaleler 0 04-13-2009 19:55
Musa Topbaş Hazretlerinin aziz hatırasına beyza Biyografi 2 10-09-2008 12:50
Ramazan Resimleri - Ramazan Wallpapers alptraum Konu Dışı 0 09-26-2008 22:22
sebzelerin komik halleri :) sukeyne Resim ve Fotoğraf 4 05-21-2008 21:50


 
Otomatik Ceviri (Powered by Powered by Google):
Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Catalan Chinese Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Serbian Slovak Slovenian Spanish Swahili Swedish Taiwanese Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish